Tomurcuklanma nedir, Tomurcuklanma ne demek

  • Tomurcuklanmak işi
  • Baş vermek, meydana çıkmaya hazır olmak.

"Tomurcuklanma" ile ilgili cümle

  • "İkisi arasında başlayan bu ilgi, tomurcuklanma eğilimi gösterince babanın ve çevresinin de destekledikleri düşünülebilir." - H. Taner

Biyoloji'deki anlamı:

İlkel yapılı hayvanlarda tomurcuk meydana getirerek yapılmış olan eşeysiz üreme.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Omurgasız canlılarda tomurcuk meydana getirerek yapılmış olan eşeysiz üreme.

Sentez adımlarını tamamlamış zarflı virüslerin çoğaldıkları hücrelerden dışarıya salınması veya bırakılması adımı.

Zooloji alanındaki anlamı:

İlkel yapılı hayvanlarda görülen bir eşeysiz üreme biçimi; iç-tomurcuklanma ya da dış-tomurcuklanma olmak üzere 2 çeşittir.

İngilizce'de Tomurcuklanma ne demek? Tomurcuklanma ingilizcesi nedir?:

budding

Fransızca'da Tomurcuklanma ne demek?:

bourgeonnement

Osmanlıca Tomurcuklanma ne demek? Tomurcuklanma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

inzirâr, tekevvümü ezrar

Tomurcuklanma hakkında bilgiler

Eşeysiz üreme, çokhücrelilerin ilkel formlarında görülür

Genellikle mantar hücrelerinde görülen çoğalma şekline verilen ad. Ana hücreden bir ya da daha fazla çıkıntı oluşur. Bu sırada ana hücrenin içinde bir çekirdek bölünmesi olur ve yavru çekirdekten birisi, gelişmekte olan tomurcuğun içine girer ve tomurcuk büyüyerek, ana hücreden ayrılıp yeni bireyler meydana getirir. Böylece çoğalma sağlanır.

 

Hidra,deniz anası ve amip gibi canlıların normal yol ile değil de tomurcuklanarak yani kendi türünün aynısı bir canlıyı çevresinde bir yerden tomurcuklanarak üremesidir. Bu üreme şekli bira mayasında da görülür. Tomurcuklanma deniz anası ve süngerlerde görülür.Bagzı canlıların ise babası yokdur,bu canlılara tek hücreli canlılar denir.

Canlının kopan vücut parçasının tekrar oluşmasına rejenerasyon denir. Canlının çekirdekten bölünerek iki canlı oluşturmasına ise çoğalma adını verilir. Deniz yıldızı, ve toprak solucanında görülür.

Tomurcuklanma anlamı, tanımı:

Meydan : Alan, saha. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Fırsat, imkân veya vakit.

Tomurcuk : Çiçek açacak gonca. Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz.

Tomurcuklanmak : Tomurcuk oluşmak.

Vermek : Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Ondan bilmek, atfetmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kazandırmak, katmak. Ödemek. Satmak. Yaymak. Doğurmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Sahip olmasını sağlamak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Dayamak. Ayırmak, harcamak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Bırakmak veya bağışlamak.

 

Çıkma : Çıkmak işi. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Desteklemek amacıyla verilen para. Çıkmış. Eski, kullanılmış.

Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

İlkel : Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.

Form : İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. Biçim, şekil.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Mantar : Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Mantar hastalığı. Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde. Hayvanların burun ucu. Uydurma söz, yalan. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası.

Diğer dillerde Tomurcuklanma anlamı nedir?

İngilizce'de Tomurcuklanma ne demek? : n. budding, gemmation

Fransızca'da Tomurcuklanma : bourgeonnement [le], pousse [la]

Almanca'da Tomurcuklanma : n. Knospung