Psoroptes ovis nedir, Psoroptes ovis ne demek

Psoroptes ovis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Koyunlarda görülen en yaygın uyuz etkeni olup bu etken sığır ve atlarda da enfestasyona neden olabilmektedir.

Psoroptes ovis kısaca anlamı, tanımı

Psoroptes : Yara kabuğu akarı

Enfestasyon : Parazitik eklem bacaklıların canlıların vücut yüzeyine saldırarak yerleşmesi ve orada gelişerek üremesi. Parazitlerin hastalık oluşturmak üzere konakçı organizmaya geçmesi. Konakçıya geçen parazitlerin vücutta yerleşip çoğalması sonucu meydana gelen patolojik durum, infestasyon. Uyuz etkenleri, keneler ve diğer dış parazitlerin deri üzerinde bulunması.

Olabilmek : Olma, gerçekleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Olabilme : Olabilmek işi veya durumu.

Koyunlar : Boynuzlugiller (Bovidae) familyasının, keçiler (Caprinae) alt familyasından, tıknaz yapılı, çevik olmayan, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkeklerinde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılan bir cins. Boynuzlugiller (Bovidae) familyadan keçiler (Caprinae) alt-familyasına giren Ovis cinsi olup tıknaz yapıları, çevik olmayışları, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkekde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılırlar. Kanada koyunu (Ovis canadensis), Tanrıdağı koyunu (O. ammon poli), bozkır koyunu (O. vignei), evcil koyun (O. aries), argali (O. ammon), muflon (O. musimon), ve yeleli koyun (Ammotragus lervia) türleri iyi bilinirler. Aydın şehri, Yenipazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Enfes : Çok güzel, en güzel.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Etken : Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

Sığı : Bir çeşit geyik, karaca.

Nede : Nerede. Nerede?.

Uyuz : Uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı, bulaşıcı bir deri hastalığı. Düşük nitelikli, değersiz (mal). Hareketli, canlı olmayan, uyuşuk, pısırık, miskin kimse. Parası olmayan, züğürt kimse. Bu hastalığa tutulmuş olan. Hoşlanılmayan, sevimsiz kimse.

 

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

En : Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Psorergatik uyuz anlamı nedir?

İngilizce'de Psorergatik uyuz ne demek ? : psorergates scab