Olabilmek nedir, Olabilmek ne demek

  • Olma, gerçekleşme imkânı veya olasılığı bulunmak

Olabilmek ile ilgili Cümleler

    Olabilme ile ilgili Cümleler

    • Bir dilin uluslararası olabilmesi için öyle olduğunu söylemek yeterli değildir.
    • Einstein bir öğretmen olabilmek için matematik ve fizik okumaya karar verdi.
    • Bunun Tom'unki olabilme şansı var.
    • Önümüzdeki pazartesi Boston'da olabilmem mümkün.
    • 2.30'a kadar orada olabilmelisin.
    • Tom'un bunu yapmış olabilmesi mümkün mü?
    • Beyninizin sol tarafını çok kullanıyorsunuz. Daha sanatsal olabilmek için beyninizin sağ tarafını kullanmaya çalışın.
    • Ondan emin olabilmek için ceplerini yeniden ara.
    • Benim tek dileğim, dünyanın uluslararası bir dile sahip olabilmesidir.
    • Beyninin sol tarafını çok kullanıyorsun. Daha sanatsal olabilmek için beyninin sağ tarafını kullanmaya çalış.
  • Bir fotoğrafçı olabilmek için fotoğrafçılık dersleri almalısın.
  • Elimden geldiğince işimde iyi olabilmek istiyorum bu konuda yardım edersen gerçekten sevinirim.
  • Size yardımcı olabilmek bir zevk.
  • Einstein bir öğretmen olabilmek için matematik ve fizik okumaya karar verdi.
  • “Bizce enteresan değildir, ne zararlı ne faydalı olabilir.”
  • Dünyadan beklentim kitap okumak bilgi dağarcığımı genişletmek, insanları anlayabilmek ve onlarla arkadaş olabilmek fakat bunlar olmazsa da çok üzülmem çünkü yalnızlığı da seviyorum.
  • Beyninizin sol tarafını çok kullanıyorsunuz. Daha sanatsal olabilmek için beyninizin sağ tarafını kullanmaya çalışın.
  • Beyninin sol tarafını çok kullanıyorsun. Daha sanatsal olabilmek için beyninin sağ tarafını kullanmaya çalış.
  • Bir sanatçı olabilmek için bir sanat okuluna gitmene gerek yok.
  • Ondan emin olabilmek için ceplerini yeniden ara.
 

Olabilmek kısaca anlamı, tanımı

Olabilme : Olabilmek işi veya durumu

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Bulunma : Bulunmak işi.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Olasıl : İhtimâli.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Olası : Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel. Mümkün.

İmkan : Olanak. İmkân - imkân ihtimal: hiç bir ihtimal. olanak.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Olma : Olmak işi.

Gerç : Eğlenme, alay.

Diğer dillerde Olabilirlik ölçümü anlamı nedir?

İngilizce'de Olabilirlik ölçümü ne demek ? : measure of contingency