Puştu nedir, Puştu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bağ, bostan, sebze ekilen evlek.

Evlekleri birbirinden ayıran toprak sırt.

Çarık yaması.

[Bakınız: puşta].

Puştu anlamı, tanımı

Puşt : Eş cinsel erkeklerin cinsel zevklerine hizmet eden erkek. Güvenilmez, kalleş. Ağır ve kaba sövgü sözü

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Ayıran : Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Evlek : Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri. On liralık kâğıt para. Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu. Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü.

Topra : Torba.

Puşta : Tomruğun kenarından çıkarılan ilk tahta (bir yanı düz bir yanı yuvarlak olur). Tahtaların en ince yerleri. Patlıcan, domates, biber fidesi. Bağ, bostan, sebze ekilen evlek. Tarla sürerken sabanın açtığı izin iki yanında yükselen topraklar : Saban puştaları düzler. Evlekleri birbirinden ayıran toprak sırt. Tarlaların sulanması için açılan su arkı.

 

Çarık : İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.

Çarı : Çarık.

Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

Yama : Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça.

Bost : Post.

Bağ : Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

Diğer dillerde Pustul anlamı nedir?

İngilizce'de Pustul ne demek ? : pustule