Rails türkçesi Rails nedir

  • Raylar.
  • Su tavuğugiller.
  • Kaydırma rayı.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, bataklık kuşları (grallae) takımından, gagaları yandan basık, kanatları ve kuyrukları kısa, bataklık ve su kenarlarında yaşayan, dünyanın her tarafına yayılmış türleri olan bir familya.
  • Kanal.
  • Tren rayları.
  • Biyoloji, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Kayar sahnenin, üzerinde hareket ettirildiği dişli ray.
  • Kayar sahnenin üzerinde hareket ettirildiği ray.

Rails ile ilgili cümleler

English: A rail is a piece of metal or wood which is long and thin. For example, a train runs on rails, which is why we call it a railway train.
Turkish: Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.

English: There are no trails.
Turkish: Hiç iz yok.

Rails ingilizcede ne demek, Rails nerede nasıl kullanılır?

Go off the rails : Delirmek. Garip davranmak. Sarpa sarmak. Yoldan çıkmak. Raydan çıkmak. Çığırından çıkmak. Çığrından çıkmak. Kafayı oynatmak. Kaçırmak. Doğru yoldan sapmak.

He went off the rails : Kafayı sıyırdı. Aklını kaçırdı. Çıldırdı.

Laying of rails : Yoldemiri döşeme.

Security rails : Koruyucu fens teli. Güvenlik teli. Tel örgü.

Stair rails : Merdiven korkuluğu.

 

Contrails : Duman izi (uçaktan çıkan). Jet duman izi. Kontreyl. Uçağın arkasında bıraktığı iz. Yüksek irtifada uçan uçakların arkalarında bıraktıkları beyaz izler. Yoğunlaşma izi.

Derails : Raydan çıkmak (tren). Sona erdirmek. Raydan çıkma. Raydan çıkarmak (treni). Hattan çıkarmak. Rayların dışına çıkmak (tren). Lokomotif veya trenin demiryolu hattından ayrılması. Raydan çıkmak. Raydan çıkarmak.

Grails : İsanın kasesi.

Monorails : Tek raydan oluşan demiryolu. Tekray. Tek ray. Tek raylı demiryolu. Monoray. Tek raylı. Tek raylı hat.

Bedrails : Yatak başlığı. Yatak başlıkları. Yatak çerçevesi. Bir yatağın başlığında altlığında veya kenarlarında bulunan döşeme.

İngilizce Rails Türkçe anlamı, Rails eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rails ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tramline : Tramvay hattı. Tramvay yolu.

Canaling : İçinden sıvı geçen yol. İçinden sinir geçen yol. İçinden damar geçen yol. Oyuk. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Ark. Yapay suyolu. Suyolu. Ocak oluğu.

Rail : Parmaklıkla çevirmek. Tırabzan. Demiryolu. Parmaklık. Azarlamak. Trabzan. Ray döşemek. Sövüp saymak. Ray.

Canal : Ocak oluğu. İçinden damar geçen yol. Yapay suyolu. Arna. Oyuk. Suyolu. İçinden sıvı geçen yol. Ark. İçinden sinir geçen yol.

Conduits : Oluk. Suyolu. Boru. Nakil boru hattı.

Chute : Kızak. Çöp atılan baca. Çamaşır atılan baca. Çağlayan. Kayılan yer. Üst kattan alt kata inen. Boşaltma oluğu. Küçük çağlayan.

Canalis : Kanal, boru. Pasaj. Kanalis. Damar. Geçit.

Culvert : Su yolu. Kasis. Menfez. Galeri. Arna. Yeraltı tüneli. Suyolu. Sifon. Ark.

 

Trackage : Demiryolu raylarını kullanmak için verilen ücret. Demiryolunu kullanma ücreti. Demiryolu rayları. Toplam ray uzunluğu. Demiryolu kullanma hakkı.

Tracks : Parçalar.

Rails synonyms : third rail, aquila, coulisse, canals, couloir, railroad track, metals, railway, conduit, chutes, railroad, bar, streetcar track, canaller, track, tramway, runway, chamfer, channel, canallers.