Rounds türkçesi Rounds nedir
Rounds ile ilgili cümleler
English: He has good grounds for believing that.
Turkish: Ona inanmak için onun iyi dayanakları var.
English: He quit the company on the grounds that he was ill.
Turkish: O hasta olduğundan dolayı şirketten ayrıldı.
English: A strange atmosphere surrounds the visitor in this room.
Turkish: Bu odada garip bir atmosfer ziyaretçiyi çevreliyor.
English: Forensics officers and criminal investigations detectives continued to work at the cordoned-off unit and its surrounds.
Turkish: Adli tıp uzmanları ve cinayet masası dedektifleri, güvenlik çemberine alınmış yerde ve çevresinde çalışmalarını sürdürdüler.
English: Ali took early retirement on health grounds.
Turkish: Ali sağlık gerekçesiyle erken emekli oldu.
Rounds ingilizcede ne demek, Rounds nerede nasıl kullanılır?
Fire mortar rounds : Havandan (kısa top) mermileri ateşlemek.
Roundsman : Dağıtımcı. Devriye.
Milk roundsman : Sütçü.
Backgrounds : Arka plan. Geçmiş deneyimler. Geri plan. Fon. Özgeçmiş. Sosyal çevre. Zemin. Geçmiş.
Battlegrounds : Savaş alanı. Savaş bölgesi.
Fairgrounds : Festival yapılan yer. Açık havada fuar yeri. Fuar alanı. Panayır yeri. Fuar yeri. Panayır kurulan yer.
Camp grounds : Düşerge yeri. Kamp yeri.
Coffee grounds : Kahve telvesi. Telve.
Fishing grounds : Balıkçılık alanı.
Exhibition grounds : Özellikle sergiler veya fuarlar için ayrılmış toprak parçası. Fuar alanı. Sergi bölgesi.
İngilizce Rounds Türkçe anlamı, Rounds eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Floor : Döşemek. Yenmek. Şaşırtmak. Taş döşemek. Tam gaz vermek. Kat. Şoke etmek. Afallatmak. Düzlük. Köklemek.
Composure : İrade gücü. Huzur. Soğukkanlılık. Sakinlik. Dinginlik. Rahat. Ilımlılık. İtidal. Kendine hakimiyet.
Mainland : Kara. Ana toprak. Anakara. Ana kara. Bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası. Kara parçası.
Quarter : Ay ya da benzeri gökcisimleri tekerlerinin yarısının aydınlık olduğu evre. Asker yerleştirmek. Bir kentin, bir kasabanın, büyükçe bir köyün, yönetim bakımından bölündüğü, yapı bölgeciklerinden ve insan topluluklarından oluşan en küçük parçalardan her biri. bk. komşuluk birimi. Quarter atı. Konaklatmak. Kökeni ispanyol akıncılar tarafından amerikaya getirilen atlara dayanan, adından da anlaşılacağı üzere çeyrek mil gibi kısa mesafe yarışlarında usta, her renkte olabilen at ırkı. Yerleştirmek (bir kimseyi bir yere veya birinin yanına). Dördün. Yerleştirmek. Araziyi köşe bucak aramak (köpek).
Isthmus : İstmus. Bağ. Balıklarda başın alt kısmında solungaçlar arasına yayılan etimsi şeritler. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kıstak. Dar geçit, dar boğaz. Berzah. Yarımadayı karaya bağlayan dar kara parçası. Yarımadanın karaya bağlandığı yer. bk. yarımada. İki büyük parçayı birleştiren dar yapı. yumurta kanalının (fallop kanalı) bir kısmı.
Slash : Uzun kesik. Yarmak. Kesinti yapmak. Azarlamak. İşeme. Yara açmak. Kırbaçlamak. İyice indirmek. Kesmek.
Circlers : Döngü. Çember çizen şey yada kimse.
Beachfront : Denize nazır. Sahile yakın. Denize sıfır. Sahile sıfır. Sahil üzerinde veya sahile yakın bulunan.
Timber : Payanda vurmak. Kalas. Madde. Gemi kaburgası. Kalıp (tip). Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Kerestelik ağaç. Kereste ile kaplamak. Ağaç direk. Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar.
Rounds synonyms : physical object, oz., coastal plain, half pound, closed circular region, island, circle, control, archipelago, wonderland, crank, oxbow, command, plain, administration, countenance, controlling, control desk, department, neck, circ, ness, checkouts, lb, patrolled, bureaus, terra firma, apartment, world, bell crank, circler, checking, timberland.
Rounds zıt anlamlı kelimeler, Rounds kelime anlamı
Silence : Tiyatroda ışıklar ya da levha ile özellikle perde açıldıktan sonra yapılan uyarı. Dinginlik. Susturmak. Mektup yazmama. Işıklar ya da levha ile yapılan uyarı. özellikle perde açıldıktan sonra kullanılır. Sessizlik. Susma. Susunuz uyarısı. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
Square : Dördül. Halletmek. Kare kare yapmak. Uymak. Tüm kıyıları eşit ve açıları dik olan dörtgen. Anıtların, tarih yapıtlarının, önemli yapıtasarcılık yapıtlarının çevresinde ya da yakınında, genellikle taşıt dolaşımına açık tutulmayan, herkesin oturup dinlenmesine elverişli duruma getirilmiş, dileyenlerin, gereğinde siyasal toplantılar da yapabilecekleri genişçe düzlük. Bir niceliğin, kendisiyle çarpılarak elde edilen ikinci kuvveti. Uydurmak. Bağdaşmak.
Angular : Sivri. Kemikli. Kemikleri sayılan. Çöp gibi. Zayıf. Arkadaşlık kurması zor. Sevimsiz. Köşeli. Açılı. Zarafetten yoksun.

Bu kısımda Rounds kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rounds ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rounds anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rounds ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.