Rubai nedir, Rubai ne demek
Rubai; bir edebiyat terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir, dördül

"Rubai" ile ilgili cümleler
- "Bu rubailer basit olmakla beraber onlarda hayalden çok, mücerrede doğru bir akış vardır." - A. H. Çelebi
Bilimsel terim anlamı:
[Bakınız: dördül]
Rubai hakkında bilgiler
Rubai, aruz ölçüsüyle yazılır. Birimi 4'lüktür. 4 dizelik (mısralık) bir Divan Edebiyatı nazım biçimidir. Rubailerde birinci, ikinci, dördüncü dizeler uyaklı, üçüncü dize ise serbesttir. İki beyitlik kıtalar biçiminde yazılmış rubailer de vardır. Her dizesi birbiriyle uyaklı rubailere "rubai-i musarra" ya da "terane" adı verilir. Rubainin, aruzun hezec bahrinden 24 kalıbı bulunur. Bunlardan; mef'ûlü birimiyle başlayan 12 kalıba "ahreb", mef'ûlün birimiyle başlayan öbür 12 kalıba da "ahrem" denir. Kalıpların sonu "fâül" ya da "fa" birimiyle biter.
Rubainin her dizesi ayrı bir ölçüde olabildiği gibi, dört dizesi de aynı ölçüde olabilir. Türk divan şiirinde daha çok ahreb kalıbına rastlanır. Rubailer genellikle mahlassız şiirlerdir. Ve divan şairlerinin divanlarının sonunda rubaiyyat başlığı altında sıralanırlar. Bu türün tartışmasız en büyük şairi Ömer Hayyam’dır.
Türk edebiyatında Mevlana’nın Farsça yazdığı felsefi rubailer bu türün hızla yayılmasını sağladı. Kara Fazlî, Fuzûlî 16. yüzyılda bu türün en usta örneklerini verdiler.Divan edebiyatı'nda 17. yüzyıl rubainin altın çağı oldu. Azmizade Haleti, yazdığı bin kadar rubai ile "en büyük Osmanlı rubai şairi" olarak tanındı. Cumhuriyet döneminin en büyük rubai ustası ise Yahya Kemal Beyatlı’dır. Arif Nihat Asya ise rubailerini "Rubaiyyat-ı Arif " adlı eserinde yer almıştır
Örnek İki Rubai: ( Ömer Hayyam'dan - Günümüz Türkçesi ile )
Rubai tanımı, anlamı:
Divan : Sedir. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser. Meclis. Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis.
Edebiyat : İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler. Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür.
Dört : Üçten bir artık. Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı.
Dize : Şiirin satırlarından her biri, mısra.
Aruz : Aruz vezni.
Kalıp : Genellikle küp biçiminde yapılan. Biçki modeli, patron. Gösterişli görünüş. Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç. Yenilikten uzak, özgün olmayan. Biçim, durum.
Şiir : Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey. Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk.
Dördül : Rubai. Kare.
Ölçü : Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Ölçüt. Ölçme sonucu bulunan rakam. Belirlenmiş boyut. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Değer, itibar.
Yazılı : Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan. Yazılı sınav. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Geçerli olan, nominal.
Birim : Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir kümenin her elemanı.
Dizel : Sıkıştırılmış hava içine püskürtülen yakıtla çalışan motor.
Nazım : Şiir.
Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
Rubaimsi : Rubaiyi andıran, rubaiye benzeyen, rubai gibi.
Diğer dillerde Rubai anlamı nedir?
İngilizce'de Rubai ne demek? : [Rubaiyat] v. steal, rob, take, thieve, snatch

Bu kısımda Rubai nedir? Rubai ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Rubai tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Rubai hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.