Söylemiş nedir, Söylemiş ne demek

Söylemiş; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Bursa şehri, Yenişehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Söylemiş ile ilgili Cümleler

    Söylemez ile ilgili Cümleler

      Söylemen ile ilgili Cümleler

      • Tom'a söylemene izin vereceğim.
      • Söylemen gerekeni söyle.
      • Sanırım Tom'a gerçeği söylemen gerek.
      • Sanırım Tom'a ondan hoşlanmadığını söylemen gerek.
      • Ben Tom'a gerçeği söylemenin daha iyi olacağını düşünüyorum.
      • Ne olduğu hakkında bildiğin her şeyi bana söylemeni istiyorum.
      • Onu sevdiğini söylemen için biraz cesarete ihtiyacın var.
      • Ne olduğunu bana söylemen gerek.
      • Ali seni buraya bunu bana söylemen için mi gönderdi?
      • Tom, Mary'ye yalan söylemenin anlamsız olduğunu anladı.
      • Söylemenin imkanı yok.
      • Ali Mary'ye yalan söylemenin yanlış olduğunu söyledi.
    • Asla kimseye bir şey söylemezdim.
    • Ali arabasını nereye park ettiğini bana söylemezdi.
    • Söylemezsin.
    • Onlar bunun orada yasak olduğunu söylemezler. Aslında onun zorunlu olduğunu söylerler.
    • Çok şey söylemezsin, değil mi?
    • Ben bunu o şekilde söylemezdim.
    • O, o kadar dürüst bir çocuktur ki asla yalan söylemez.
    • Ben bunu öyle söylemezdim.
    • Böyle bir şeyi asla söylemezdim.
    • Bunun önemsiz olduğunu söylemezdim.
    • Ali arabamın anahtarlarını nereye koyduğunu bana söylemez.
     
  • Sana öyle söylemiştim demekten nefret ediyorum.
  • Kediniz olduğunu söylemiş miydiniz?
  • Tom'un böyle bir şey söylemiş olabileceğine inanmıyorum.
  • Onu Tom'a ​​vermemi söylemiştin.
  • Ali bana tam tersini söylemişti.
  • Tom'la konuşacağını söylemiştin.
  • Tehlikeli olduğunu söylemiştim sana.
  • Bu sözü söylemedim, velev söylemiş olsam ne çıkar?
  • Ali şimdiye kadar Mary'ye John hakkında söylemiş olmalı.
  • Ali böyle bir şey söylemiş olamaz.

Söylemiş kısaca anlamı, tanımı

Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade

Söylemişdüklerinden : Söylemiş oldukları için.

Yenişehir : Bursa iline bağlı ilçelerden biri. Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Yenişe : Gün salı.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Bursa : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Yeniş : İniş. İniş - yeniş yohuş: engebeli. Yanlış.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Burs : Bir öğrencinin öğrenimini sürdürebilmesi veya bir kimsenin bilgi ve görgüsünü artırması için belli bir süre devlet veya özel kuruluşlarca ödenen aylık para. Bu amaçla vakfedilmiş paranın veya malın geliri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Sövümseme anlamı nedir?

Fransızca'da Sövümseme nedir ? : cacophémisme