Sözün gelişi nedir, Sözün gelişi ne demek

Sözün gelişi; Edebiyat alanında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sözün sırası gelmişken : Ahmet yedi içti, sözün gelişi üç gice de yattı.

Edebi anlamı:

Bir metinde bir parçanın öncesi ve sonrası ki buna dayanılarak, şüpheli görüldüğü vakit o parçanın gerçek şekli veya doğru anlamı saptanılır.

Sözün gelişi kısaca anlamı, tanımı

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı

Geliş : Gelme işi.

Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre.

Şüpheli : Kuşkulu. Kendisinden şüphe edilen, kuşkulanılan, zanlı.

Saptanı : Bir işlem ya da tasarımı gerçekleştirmek üzere saptanan ya da ayrılan iş ya da birim payı.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

 

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Metin : Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü, tekst. Basılı veya el yazması parça, tekst.

Vakit : Zaman. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler. Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz. Geçim, para bakımından elverişli durum. Çağ. Belirlenmiş olan zaman.

Şüphe : Kuşku.

Ahmet : [Bakınız: ehmet]. Övülmeye layık, övülmüş.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Gerç : Eğlenme, alay.

Meti : Fıçı. Fıçı. (Sivrihisar Eskişehir).

Diğer dillerde Sözün gelişi anlamı nedir?

Osmanlıca Sözün gelişi : siyaku sibak