Sürekli gelir önsavı nedir, Sürekli gelir önsavı ne demek

Sürekli gelir önsavı; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Hanehalkı tüketim harcamalarının en önemli belirleyicisinin sürekli gelir olduğunu dolayısıyla gelirde kısa dönemli değişmeler olsa da hanehalklarının tüketim harcamalarının istikrarlı olacağını ifade eden ve Milton Friedman tarafından ileri sürülen önsav.

Sürekli gelir önsavı kısaca anlamı, tanımı

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı

Önsav : Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. [Bakınız: istatistiksel önsav]. Bir diğer savın kanıtlanımında yararlanılan sav. Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Başta gelen düşünce.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

 

Sürekli gelir : Bireylerin geçmiş, bugünkü ve gelecekte elde etmeyi bekledikleri gelirlerin ortalaması.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Tüketim harcamaları : İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde tüketim için yaptıkları harcamalar. [Bakınız: bütüncül tüketim harcamaları].

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Kısa dönem : Firmanın üretim sürecinde kullandığı girdilerin bir kısmının miktarını, dolayısıyla üretim miktarını değiştirebileceği kadar kısa bir zaman aralığı. karşılığı çok kısa dönem, uzun dönem.

İstikrarlı : Dengeli.

İstikrar : Aynı kararda, biçimde sürme, kararlılık, stabilizasyon. Yerleşme, oturma, stabilizasyon. Ödemeler dengesinde, istihdamda düzen, stabilizasyon. Denge, stabilizasyon.

Dönemli : Devri. -edimler: devri edâlar. Belli zaman aralıklarında eş özellikleri yineleyen olayların genel niteliği.

Tüketim : Tüketme işi. Üretilen veya yapılmış olan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı.

Harcama : Harcamak işi, sarf. Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider.

İstikra : Tümevarım.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.

Diğer dillerde Sürekli gelir önsavı anlamı nedir?

İngilizce'de Sürekli gelir önsavı ne demek ? : permanent income hypothesis