Sürgülü çizeç nedir, Sürgülü çizeç ne demek

Sürgülü çizeç; Matematik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Matematik'te terim anlamı:

Tersüstel aracılığıyla sayısal işlence yapmaya yarayan ve biri durgan ötekisi bunun içinde kayan iki çizeçten oluşan işlence aygıtı.

Sürgülü çizeç tanımı, anlamı

Çize : İnce yağmur. Bir kavram, durum ya da süreci tasarlamak ya da göstersel olarak açıklamak üzere biçimsel anlatımlara başvuran çizim

Çizeç : Belirli bir ölçeğe göre eş aralıklarla imlenmiş, tahtadan ya da başka bir gereçten düz olarak yapılmış araç.

Sürgü : Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

Sürgülü : Sürgü kolu olan. Sürgüsü itilmiş, sürgülenmiş olan.

Tersüstel : [Bakınız: doğal tersüstel].

Sayısal : Sayı ile ilgili, sayıya dayanan, numerik, dijital. Sayıya dayanan konuları kapsayan (sınav).

 

Ötekisi : Ötede bulunan, diğeri, başkası.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Durgan : [Bakınız: değişmez]. Belli bir yorumda bir tek anlam kazanan im ya da imce.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

Kayan : Kayarak yer değiştiren. Dağdan inen sel. Yassı, düz, kat kat oluşmuş taş.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).

Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

Ötek : Korkak. Çok öten kuş. Çok öten, çok ses çıkaran : Ötek araba. [Bakınız: ötân]. Geyik. Sürekli su çıkan yer.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Aygı : Adı bilinmiyen ya da ad yerine kadına, kıza sesleniş. Eşya.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Diğer dillerde Sürgülü çizeç anlamı nedir?

İngilizce'de Sürgülü çizeç ne demek ? : slide rule