Sandıklı nedir, Sandıklı ne demek

Sandıklı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Duvar kaplamalarında kullanılan bir tür ince tahta.
  • Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
  • Süs olarak kullanılan bir tür altın para.

Yerel Türkçe anlamı:

Altın liranın l/4 oranında küçüğü, çeyrek altın.

Tarih'teki anlamı:

II. Sultan Mahmut zamanında basılan altın paralardan biri.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Kütahya kenti, Gediz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehrinde, İspir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Aydın ilinde, İncirliova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Mardin kenti, Kızıltepe ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sandıklı hakkında bilgiler

Sandıklı, Afyonkarahisar'ın bir ilçesidir. Afyonkarahisar iline bağlı ilçe olan Sandıklı, Ege bölgesinin İç Batı Anadolu bölümünde, Antalya-Ankara karayolu üzerinde yer alır. İlçemiz, doğusundaki Kumalar dağı eteğinde kurulmuştur.

Sandıklı, 29° 50' - 30° 30' Doğu meridyeni ile 38° 15' - 38° 45' Kuzey paralelleri arasındaki coğrafi konumda yer alır. Yüzölçümü ise 1036 km²'dir.

Topraklarını, doğuda aynı ilin Şuhut, Güneyde Kızılören ve Dinar, batıda Denizli ilinin Çivril ve Afyonkarahisar ilinin Hocalar, Kuzeyde ise Afyonkarahisar'ın Sincanlı ve merkez ilçeleri çevirir.

 

Sandıklı, ülkemizin belli başlı büyük merkezlerine karayolu ile oldukça yakın sayılabilecek bir mesafededir. Afyonkarahisar'a 61 km, İstanbul'a 515 km, Ankara'ya 317 km, İzmir'e 315 km, Antalya'ya 231 km, Bursa'ya 320 km, Konya'ya 287 km mesafede olan ilçe bu konumu ile ulaşım yönünden avantajlı bir noktadadır.

Sandıklı kısaca anlamı, tanımı:

Afyonkarahisar : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Sandık : İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim.

Duvar : Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Sonuç alınamayan yer. Engel. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem.

 

Kaplama : Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat. Kaplamak işi. Kalınlığı 5 milimetreden az, ince ağaç levha. Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan.

İnce : Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Hafif, gücü az. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Zayıf. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı.

Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Kara tahta. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.

Altın : Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli.

Para : Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Bağlı : Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Kapatılmış olan, kapalı. Sınırlanmış, sınırlı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Sandıklıayak : Halı kenar süsü. (Yeşilova *Aksaray -Niğde)