Seminer nedir, Seminer ne demek
Seminer; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı.
- Üniversitelerde öğretim elemanının yönetimi altında öğrencilerin yaptıkları araştırmalarla ilgili rapor hazırlama, tartışma biçiminde yürütülen grup çalışması

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:
Orta dereceli okullarda öğrencilerin, öğretmenlerin gözetimi altında, özgürce ve isterlerse bireysel olarak çalışmaları için ayrılan özel saatlere verilen ad.
Bir konu üzerinde bilgi alışverişinde bulunmak ya da tartışma yapmak amacıyla düzenlenen toplantı.
Üniversitelerde ve yüksek okullarda, bir öğretim üyesinin yönetimi altında birtakım konu ve sorunlar üzerinde öğrencilerin yaptıkları incelemelerle ilgili olarak rapor hazırlama ve tartışma biçiminde yürütülen küme çalışması.
İngilizce'de Seminer ne demek? Seminer ingilizcesi nedir?:
seminar
Seminer hakkında bilgiler
Seminer, bir konuyla ilgili katılımcılara bilgi vermek amacıyla düzenlenen organizasyondur. Genelde bir ya da birkaç konuşmacı olur. Tercihe bağlı olarak seminerin sonunda konuşmacıya katılımcılar tarafından soru sorulabilmektedir.
Seminer ile ilgili Cümleler
- Ben seminere katıldım.
- Lütfen bu mesajı seminer bilgisiyle birlikte şirketinizdeki uygun yöneticilere gönderin.
- Bu seminerde bize katılabileceğini umuyoruz.
- Seminer nasıldı?
Seminer kısaca anlamı, tanımı:
Bilgi : Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Bilim.
Vermek : Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Tespit etmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Bırakmak veya bağışlamak. Satmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Sahip olmasını sağlamak. Yaymak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Kazandırmak, katmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Ödemek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Ayırmak, harcamak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Dayamak.
Düzen : Alet edevat takımı. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bez dokuma tezgâhı. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Yerleştirme, tertip. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Dolap, hile.
Tartışmak : Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak rakibin zayıf yanlarını aramak. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek çekişmek, münakaşa etmek. Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak.
Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.
Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.
Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
Toplantı : Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma. Birden çok kimsenin belirli amaçlarla bir araya gelmesi, içtima. Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin her biri.
Üniversite : Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu, darülfünun.
Öğretim : Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.
Katılımcı : Herhangi bir toplantıda yöneticiden söz alıp konuşmaya katılan kişi. Herhangi bir etkinliğe katılan kimse, şirket vb., iştirakçi.
Seminer kitaplığı : Üniversitede, merkez kitaplığa bağlı, belli konulardaki dermelerle hizmet sunan küçük kitaplık.
Diğer dillerde Seminer anlamı nedir?
İngilizce'de Seminer ne demek? : n. seminar, symposium
Fransızca'da Seminer : séminaire [le]
Almanca'da Seminer : n. Seminar
Rusça'da Seminer : n. семинар (M)

Bu kısımda Seminer nedir? Seminer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Seminer tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Seminer hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.