Sepetlik nedir, Sepetlik ne demek

Sepetlik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Sepet yapmaya elverişli olan
  • Göbek çevresindeki karın bölgesi.
  • Yapılarda çıkıntı.

"Sepetlik" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sepetlik saz."

Yerel Türkçe anlamı:

Değirmende, buğdayın döküldüğü kesik koni biçiminde yer.

Kaburga kemiği, göğüs kafesi.

Diğer sözlük anlamları:

Göbekle kasık aralığı.

Sepetlik kısaca anlamı, tanımı:

Sepetli : Sepeti olan.

Sepet : Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Sazdan örülmüş balık kapanı. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Bu kabın aldığı ölçüde. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm.

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık, sahici karşıtı.

Çıkıntı : Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Kambur. Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse).

Göbek : Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Yağ bağlamış şişman karın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kuşak, nesil, batın. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada.

 

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Yağlık.

Karın : Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Mide. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. İç, gönül, akıl, kafa. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

 

Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.

Diğer dillerde Sepetlik anlamı nedir?

İngilizce'de Sepetlik ne demek? : 1. (material) suitable for making baskets. 2. (something) which is enough to fill (so many) baskets. 3. colloq. projection (on a building).