Setin nedir, Setin ne demek

Setin; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Zeytin.

Kimya'da terim anlamı:

Formülü C15H31COOCH33, e.n. 50 °C ,merhem ve emülsiyonların esas maddesi olan, sabun ve mum yapımında kullanılan alkol ve eterde çözünen beyaz, kristalin mumsu bir madde.

Setin ile ilgili Cümleler

  • İlk yardım setini götürmeyi unutma.
  • Ondan TV setini ayarlamasını rica etti.
  • O, bateri setinde ça ça ça ritmini çalıyor.
  • İlk yardım setini almayı unutma.
  • Lütfen TV setini sola doğru taşı.
  • Bu TV setini indirimli satıştan aldım.
  • Grup sadece ilk setini bitirdi.
  • Tom'un aklında model tren setinden başka bir şey yoktu.

Setin tanımı, anlamı

Seti : Kova

Setinnik : Zeytinlik.

Emülsiyon : Bir sıvının çözünmediği başka bir sıvı içinde mikroskobik boyutlu damlacıklar halinde dağılıp asılı kalması sonucu oluşan karışım. Bir sıvı molekülünün başka bir sıvı içinde dağılması. Birbiriyle birleşmeyen iki sıvının biri diğeri içinde küçük zerrecikler durumunda dağılarak oluşturduğu heterojen karışım, sübye.

Kristal : Billur. Billurdan yapılmış.

Çözünen : Çözelti oluşturan özdek. Bir çözgende çözünüme uğrayan özdek. Kendi bileşimini değiştirmeden, çözücü içinde, atom, molekül ya da yükünler olarak tekdüze dağılmış özdek. Tektürel bir karışımda nicelikçe az olan. Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde.Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80’lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur. Bir çözende çözünerek, çözelti oluşturan özdek.

 

Krista : Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde ATP sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. Çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir. İç mitokondri zarının kendi içine doğru katlanması. İbik, ibik biçiminde çıkıntı. Kemiklerde dik ve sarp kenar. Bir organel olan mitokondriyonun iç zar katlanmaları.

Zeytin : Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea). Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış. Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi.

Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

 

Merhem : Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç. Çare.

Yapım : Yapma işi, inşa, imal, konstrüksiyon. Bir filmin çevrilmesi veya bir radyo, televizyon programının hazırlanması için gerekli çalışmaların tümü ve bu çalışmaların ürünü, prodüksiyon. Özümleme. Ham maddeyi el veya makine ile işleyerek mal üretme, imal.

Sabun : Kirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılmış olan madde. Bu maddenin kalıp durumunda olan biçimi.

Alkol : Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Beya : Bayağı.

Zeyt : Zeytinyağı.

Sabu : Aklı ermeyen küçük çocuk.

Esas : Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel. Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi. Bir iş veya sözde doğru biçim.

Eter : Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Bir tür organik yağ çözücü. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Setin anlamı nedir?

İngilizce'de Setin ne demek ? : cetin