Singer kuramı nedir, Singer kuramı ne demek

Singer kuramı; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Gelişmiş ülkelerden az gelişmiş ülkelere yapılan yabancı sermaye yatırımlarının, kâr aktarımı ve dış ticaret hadlerinin evsahibi ülkenin aleyhine dönmesi gibi nedenlerle gelişmiş ülkelerin lehine, söz konusu yatırımların içpazara yönelik yerli sanayinin gelişmesini önleyeceğinden evsahibi ülkenin aleyhine olacağını ileri süren ve H. Singer tarafından geliştirilen kuram.

Singer kuramı anlamı, tanımı

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme

Kuram : Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.

Gelişmiş ülkeler : İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. karşılığı birinci dünya ülkeleri.

 

Yabancı sermaye : Bir ülkeye diğer ülkelerden gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde gelen sermaye.

Kar aktarımı : Bir ülkede yatırım yapmış olan yabancıların söz konusu yatırımlardan elde ettikleri kârları yurtdışına çıkarması. Şirketlerin elde ettikleri kârı kâr payı olarak ortaklarına dağıtmamak için bilançoları üzerinde değişikliğe giderek kârını yan şirketlere aktarması.

Dış ticaret : Bir devletin yabancı devletlerle yaptığı alışveriş, ithalat ve ihracatın tamamı.

Az gelişmiş : Gelişmesi gecikmiş olan. Eğitim düzeyi düşük kalmış, üretimi genel olarak ilkel tarıma dayanan, doğal kaynaklarını gereğince değerlendiremeyen (ülke).

Söz konusu : Sözü edilen, üzerinde konuşulan, bahis konusu, bahis mevzusu, mevzubahis.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Sermaye : Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal. Genelev kadını. Varlık, servet. Konu.

Yatırım : Yatırma işi. Bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılmış olan davranış. Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılmış olan yeni eklemeler, envestisman. Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma, mevduat, plasman.

 

Yönelik : Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih.

Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Aktarım : Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Yatırı : Yıkılmış, kesilmiş, kuru kütük. Eğimli.

Sanayi : Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran, endüstri.

Konus : Koni, koni biçiminde olan. Işını belli bir sahaya düşürmede kullanılan delikli metal levha.

Aktar : Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

Diğer dillerde Singer kuramı anlamı nedir?

İngilizce'de Singer kuramı ne demek ? : singer theory