Siyil nedir, Siyil ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Odun yarmakta kullanılan ağaç ya da demir kama.

Deri üstünde oluşan sert kabarcık, siğil.

Teknik terim anlamı:

Kütük yarmak için kullanılan ucu sivri çelik parçası. Sivri ve keskin kısmı kütüğe sokulmuş olan siyin arkasına balta ile vurmak yöntemiyle kütük yarılır. (Kemalpaşa İzmir).

Taş parçalama işleminde kullanılan ucu sivri çelik parçası. Bu da arkasına vurularak taşı parçalamaktadır. (İlyaslı Uşak).

Siyil anlamı, tanımı

Siyi : Etek, etek ucu

Siyilcik : Küçük dolu.

Siyilcük : Küçük dolu.

Siyilliot : Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

Siyilotu : Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

Siyilyaprağı : Kalınca yaprakları çıban ve yarayı işletip iyileştirmekte kullanılan, labadaya benzer bir çeşit ot.

Odun yarma : Eller yukarıda kenetli açık duruşta, gövdenin hızla öne bükülerek yaylandırılmasıyla biçimlenen esnetme alıştırması.

Parçalamak : Parçalara ayırmak, bütünlüğünü bozmak, parça parça etmek. Birliği bozmak amacıyla bölmek.

Kemalpaşa : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Parçalama : Parçalamak işi.

Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.

 

İlyaslı : Afyon ili, Şuhut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kayseri şehrinde, Yahyalı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun ili, Bafra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Trabzon ilinde, Vakfıkebir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Uşak şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Keskin : Çok kesici, iyi kesen. Tiz (ses). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hassas. Kıvrak. Zampara. Etkili, sert. Kırıcı, incitici. Dikkatli.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Yarmak : Uzunlamasına bölüp ayırmak. Yarık açmak. Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak. Ortasından, içinden geçmek. Kesip açmak. Derin yara açmak.

Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

 

Siğil : Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur. Odun yarmakta kullanılan ağaç veya demir kama.

İlyas : Kutsal kitaplarda adı geçen, yağmurlara hükmeden İsrail Peygamberi. Mersin ağacı. Amasya şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Diğer dillerde Siyasi risk anlamı nedir?

İngilizce'de Siyasi risk ne demek ? : political risk, country risk, sovereignty risk