Solvatize elektron nedir, Solvatize elektron ne demek

Solvatize elektron; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Alkali metallerin sıvı amonyakta çözünmesi, çözücülerin X- veya γ ışınlarına maruz bırakılması veya elektrokimyasal enjeksiyon yoluyla oluşan, çözücü molekülleri ile solvatize olmuş serbest elektron.

Solvatize elektron tanımı, anlamı

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili

Solvat : Solvasyon sonucunda, çözünen iyon veya moleküllerin çözücü molekülleri ile oluşturduğu iyonik [Cr(NH3)6]3+veya moleküler kompleks.

Elek : Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Serbest elektron : Doğal elektrik yükünün oluşturduğu demetler.

Alkali metaller : Oksitlenmelerini sodyum, lityum, potasyum, rubidyum, sezyum elementlerinin sağladığı metaller.

Alkali metal : Alkali özelliği gösteren, lityum, sodyum, potasyum, rübidyum ve sezyum metallerinin ortak adı.

Elektrokimya : Elektrik akımının etkisiyle ortaya çıkan kimyasal değişmeleri ve kimya işlemlerinde oluşan enerji elektrik üretiminde kullanmayı araştıran bilim dalı.

 

Enjeksiyon : Vücutta damar, doku, kanal veya boşluk içine enjektör aracılığıyla sıvı veya ilaç verme, zerk etme. İğne yapma.

Bırakılma : Bırakılmak işi.

Amonyak : Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.

Serbest : Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).

Çözünme : Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.

Alkali : Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Çözücü : Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey. Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder.

Diğer dillerde Solvatize elektron anlamı nedir?

İngilizce'de Solvatize elektron ne demek ? : solvated electron