Somalikedisi nedir, Somalikedisi ne demek

Somalikedisi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İngiltere’den köken alan, burna doğru çizgilerin sıklaştığı küçük bir baş ve biçimli bir burun yapısı en belirgin özelliği olan, her iki gözünün kenarı da kulaklara doğru siyah çizgilerle çevrili, rengi mavi–gri ve tüyleri yer yer buz mavisi tonlarıyla açılmış, vücudunda yer alan tüylerinin alt kısımları ve bacaklarının iç kısmı krem renginde, göz rengi soluk yeşil veya mavi, kulaklarındaki tüyleri püskül şeklinde, asil, nazik, isteklerini kolayca anlatabilen ve oldukça zeki, uzun tüylü kedi ırkı.

Somalikedisi anlamı, tanımı

Somalik : Şimşek çakması

Soma : Cinsiyet hücreleri dışında, vücut hücrelerinin tümü. Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

Krem rengi : Krem. Bu renkte olan.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Çevrili : Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.

Kolayca : Oldukça kolay. (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden.

Yer yer : Zaman zaman. Birçok yerde.

Açılmış : Açıklanmış, şerhedilmiş.

Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.

Oldukça : Olabildiğince.

Çevril : Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Rengin : Renkli, parlak renkli. Güzel, hoş. Süslü.

Püskül : Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan, diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti.

Soluk : Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.

Nazik : Başkalarına karşı saygılı davranan. Gerekli önlemler alınmadığında daha kötü olan, kritik. Dikkat isteyen, özen gerektiren. İnce yapılı, narin. Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen, kötüleşebilen.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

 

Tüylü : Tüyü olan. Uzun tüyleri olan kilim.

Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.

Diğer dillerde Somalikedisi anlamı nedir?

İngilizce'de Somalikedisi ne demek ? : somali cat