Sonucun öncülü nedir, Sonucun öncülü ne demek

Sonucun öncülü; Matematik alanında kullanılan bir terimdir.

Matematik'te terim anlamı:

G formülü, F1, F2, ..., Fn formüllerinin bir mantıksal sonucu ise F1, F2, ..., Fn‘lerin her birine G için bir öncül denir.

Sonucun öncülü anlamı, tanımı

Öncülü : Önce gelen, birinci, başta giden. Önce. Diyarbakır şehrinde, Çınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Öncü : Önden gelen, önde olan, artçı karşıtı. Önde gidip haber ulaştıran kimse. Önder, kılavuz. Yürüyüşte kolun ilerisinden giden kıta, pişdar, artçı karşıtı. Bir sanat ve düşünce akımını, çağına göre yeni bir görüşü başlatan kimse veya eser, müjdeci, avangart.

Öncül : Önde giden, önde olan, artçıl karşıtı. Bir bilimsel çalışmada işe koyulurken, araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme. Bir çıkarımın öncüller kümesini oluşturan önermelerden herhangi biri, mukaddem. Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri, mukaddem. Kılavuz, öncü.

Mantıksal : Mantıklı.

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

Mantık : Doğru düşünme sanatı ve bilimi. Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi, lojik. Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi.

 

Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

Mantı : İçine kıyma konularak küçük bohçalar biçiminde dürülen hamur parçaları. Bu hamur parçalarıyla hazırlanan yemek.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Form : Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

Diğer dillerde Sonucun öncülü anlamı nedir?

İngilizce'de Sonucun öncülü ne demek ? : premise