Spurts türkçesi Spurts nedir

Spurts ingilizcede ne demek, Spurts nerede nasıl kullanılır?

Spurt out : Fışkırmak. Sıçramak.

Spurt : Son bir çaba göstermek. Püskürmek. Olağanüstü çaba. Atılım yapmak. Fışkırma. Çaba. Fışkırtmak. Atak. Gayret. Sızma.

Spurted : Atılım yapmak. Son bir çaba göstermek. Fışkırtmak. Püskürmek. Ani çıkış. Atak yapmak. Fışkırmak. Hamle yapmak. Olağanüstü çaba göstermek. Davranmak.

Spurting : Son bir çaba göstermek. Püskürmek. İtaat etmemek. Davranmak. Hamle yapmak. Ani çıkış. Olağanüstü çaba göstermek. Fışkırmak. Olağanüstü çaba. Atak yapmak.

Spurtle : İskoç oklavası.

Spur somebody on : Dürtmek. Teşvik etmek.

Spur on : Motive etme. Cesaretlendirme. Teşvik etme. Sevk etme. İtme. Tahrik etme. Provoke etme.

Spur cell : Yüzeyinde, 5-10 adet sitoplazmik çıkıntı içeren alyuvar. morfolojilk olarak akontositlere benzemekle birlikte, biyokimyasal olarak farklıdırlar. Mahmuz hücresi.

Spur pinion : Dikey ekseni etrafında döndüren dişli. Düz dişli. Fener dişli.

Spur gearing : Düz dişli düzeni. Alın dişlisi. Düz dişli.

İngilizce Spurts Türkçe anlamı, Spurts eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Spurts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dash : Cesaretini kırmak. Savurmak. Karalamak. Hızla koşmak. Sıçratmak. Atılmak. Dolaştırmak. Tire. Püskürtmek.

Protruded : Çıkarmak. Fırlamak. Dışarı çıkmış olmak. Dışarı fırlamak. Dışarı uzanmış olmak. Pırtlamak. Dışarı çıkmak. Çıkıntı yapmak.

Spewing : Kusmak. Kusturmak. Kusarak çıkarmak. İstifra etmek. Kusma. İstifrağ etmek.

Attack : Saldırıda bulunmak. Atak. Eleştirmek. Hücum. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Akın. Koyulmak. Saldırmak. Hücum etmek.

Athletics : Sporculuk. Bedensel dayanıklılığı, doğal devimleri geliştirmeyi amaçlayan, koşu, atma, atlama, yürüyüş gibi alıştırma ile yarışları kapsayan spor çalışmalarının genel adı. Atletizm. Atletizm yarışları.

Row : Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sözlü olarak kavga etmek. Şamata. Oturma yeri dizisi. Yansıra. Ağız kavgası. Dizi. Atışma. Kürekle donatmak. Kavgaya karışmak.

Demean : İndirgemek. Davranış sergilemek. Küçük düşürmek. Terbiyeli olmak. Küçültmek. Alçaltmak (birisini). Alçaltmak.

Eructating : Geğirme. Fışkırma. Geğirmek.

Erupts : Püskürmek (yanardağ veya volkan). Ateş almak. Çıkmak. Çıkagelmek. Çıkmak (yangın). Patlamak. Erüpt. Patlak vermek.

Spurts synonyms : professional golf, professional football, team sport, professional wrestling, professional boxing, water sport, line of work, outdoor sport, gymnastic exercise, blood sport, contact sport, professional basketball, sumo, professional tennis, horseback riding, funambulism, professional baseball, field sport, spurted, rowing, attacked, comports, comported, acted, comporting, behave, braird, skating, behaves, jetting, blow out, rock climbing, behaving.

 

Spurts zıt anlamlı kelimeler, Spurts kelime anlamı

Lack : Olmamak. -sizlik. -den yoksun olmak. Yoksun kalmak. Eksiklik. -sizlik çekmek. İhtiyacı olmak. -e sahip olmamak. Olmayış. Yokluk.

Accept : Eyvallah demek. Razı olmak. Hazmetmek. Almak. Katlanmak. Normal karşılamak. Üstlenmek. Kabullenmek. Anlamak. Onaylamak.