Superpower türkçesi Superpower nedir
- Süper güç.
- Süper devlet.
- Süper güçlü.
Superpower ile ilgili cümleler
English: Squirrelman's superpower is that he can turn into a squirrel.
Turkish: Sincap adamın süper gücü bir sincaba dönüşebilmesidir.
English: Russia had emerged as a second superpower.
Turkish: Rusya ikinci bir süper güç olarak ortaya çıkmıştı.
English: The superpowers made significant progress in disarmament.
Turkish: Süper güçler silahsızlanmada önemli gelişme yaptılar.
English: United States want to be the World unique superpower.
Turkish: Amerika Birleşik Devletleri dünyadaki tek süper güç olmak istiyor.
Superpower ingilizcede ne demek, Superpower nerede nasıl kullanılır?
Economic superpower : Büyük mali güç ve kaynakları olan ülke. Güçlü bir ekonomisi olan ve diğer ülkelerin ekonomisini de etkileyen ülke. Ekonomik süper güç.
Electronic superpower : Elektronik lider. Elektronik süper gücü. Elektronik alanında güçlü lider. Elektronikte bir numara.
Superpowers : Süper güç. Süper güçlü. Süper devlet.
Superposable : Özdeş.
Superpose : Çakıştırmak. Üstüne koymak. Üst üste yapmak. Üst üste koymak. Bindirmek.
Superposed : Süperpose. Üst üste koymak. Üstüne koymak. Çakıştırmak. Üst üste yapmak.
Superposition eye : Süperpozisyon göz. Böceklerde bulunan bir tip göz.
Superposition principle : Üstdüşüm özelliği. Bindirme özelliği.
Principle of superposition : Üst üste gelme ilkesi.
Superpositions : Çakışma. Bindirme. Üstdüşüm. Süperpoze etme. Üstüne koyma. Üst üste koyma. Üst üste olma. Üstüste bindirme. Çakıştırma.
İngilizce Superpower Türkçe anlamı, Superpower eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Superpower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Body politic : Siyasi teşekkül. Organize olmuş toplum. Siyasi cemiyet. Devlet kurumu. Devlet. Siyasi topluluk. Devlet oluşturan halk kitlesi. Siyasal kuruluş. Siyasal yapı.
State : Yağday. Değişkenlerin değerleri verildiğinde, dizgenin kesinlikle tanımlanan belirli durumu. Eyalet. Açıklamak. Bilgi vermek. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belirtmek. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Ayıtmak. Hal.
Major power : Çoğunluk gücü.
World power : Dünya çapında etkisi olan şey. Dünya gücü.
Country : Kır. İl. Taşraya özgü. Kırsal. Memleket. Yurt. Bölge. Kırsal kesim. Millet. Ülke.
Nation : Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum, bk. halk kültürü, seçkin kültürü, ulusal kültür. Halk. Ulus devlet. Ülke. Ulus. Kavim. Budun. Derebeylik düzeninin yıkılışı ve anamalcı düzenin oluşumu döneminde ortaya çıkan, toprak, ekonomik yaşam, dil, ruhsal yapı ve ekinsel.özellikler yönünden ortaklaşalık gösteren en geniş insan topluluğu biçimi. Vatan. Millet.
Commonwealth : İngiliz milletler topluluğu. Ulus. İngiliz imparatorluğu. İngiliz uluslar topluluğu. Cumhuriyet. Bağımsız devlet veya topluluk. Milletler topluluğu. Komonvelt. Devlet.
Hegemon : Egemen.
Power : Kudret. Güç sağlamak. Üs (matematik terimi). Yetke. Etki. Nüfuz. Otorite. Enerji. Derman. Mat.kuvvet.
Superpower synonyms : res publica, superpowers, great power, land.

Bu kısımda Superpower kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Superpower ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Superpower anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Superpower ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.