Suratı bozuk nedir, Suratı bozuk ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Huysuz, kötü huylu : Bu suratı bozuktan başka adam kalmadı mı da bundan bir şey bekliyorsun?.

Suratı bozuk tanımı, anlamı

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık

Sura : Yumuşak ince bir tür ipekli kumaş. Bu kumaştan yapılan.

Surat : Yüz. Soğuk davranma. Somurtkanlık, asık yüzlülük.

Kötü huylu : Huyu kötü olan (kimse). Öldürme tehlikesi olan, habis (hastalık), kötücül.

Huysuz : Huyu iyi olmayan, kötü huylu.

Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

Huylu : Herhangi bir huyu olan. Ürkek, sinirli (binek hayvanı). İşkilli, kuşkulu.

Bekli : Peki, hay hay, olur.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Bunda : Burada. Bu kez, bu defa. Buraya.

Kötü : İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Aşırı, çok.

 

Adam : İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Mı : Mı. İşaret zamiri bu.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Supuratif anlamı nedir?

İngilizce'de Supuratif ne demek ? : suppurative