Tümör yıkımlanma sendromu nedir, Tümör yıkımlanma sendromu ne demek

Tümör yıkımlanma sendromu; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Tümörlerin tedavisinde, tümör dokusunun hızlı bir biçimde yıkımlanması sonucu, tümör hücrelerinden açığa çıkan aşırı miktarlardaki laktat, ürik asit ve nükleik asit pürinlerinin vücuttan uzaklaştırılamamasından kaynaklanan hiperkalemi, hiperfosfatemi, hipokalsemi, hiperürikemi ve böbrek yetmezliğiyle belirgin klinik ve patoljik bulguların ortak adı.

Tümör yıkımlanma sendromu anlamı, kısaca tanımı

Sendrom : Belirge. Sıkıntı

Tümör : Ur.

Yıkı : Harabe.

Yıkım : Yıkma işi. Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket. Yadımlama. İlaç veya metabolizma sonucu ortaya çıkan atık ürünün molekül düzeyinde beden sıvıları ile atılabilir duruma gelmesi. Vücuda verilen çeşitli ilaçların yol açtığı zarar.

Böbrek yetmezliği : Böbreklerin yeterince işlev görememesi.

Hiperfosfatemi : Kanda fosfatın aşırı miktarda bulunması. Kanda fosfatın aşırı miktarda yükselmesi.

Nükleik asit : Bütün canlı hücrelerde özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan kompleks asit gruplarından her biri.

Hipokalsemi : Kanda kalsiyumun ileri derecede azalışı. Kan kalsiyum düzeyinin normalin altına inmesi. Süt humması.

 

Hiperkalemi : Kanda potasyum miktarının aşırı artması, hiperpotasemi, kalemi, potasemi. Kanda potasyum derişiminin normalin üstünde olması, potasemi. Aldosteron hormonunun aşırı dercede azalması ve böbrek yetmezliğinde görülür.

Ürik asit : Suda çok az eriyen, soda ve amonyakla birleştiğinde kısmen eriyebilen, asit ve nötr tuzlar oluşturan asit (C5H4N4O3).

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Klinik : Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.

Laktat : Formülü MeCHOH.COO- olan, laktik asitin tuzu. Süt oluşturan madde. Laktik asidin sodyum laktat, potasyum laktat gibi tuz, ester veya anyon formu.

Nüklei : Çekirdek grubu.

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.

Diğer dillerde Tümör yıkımlanma sendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Tümör yıkımlanma sendromu ne demek ? : tumor lysis syndrome