Tanuki nedir, Tanuki ne demek

Tanuki; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Etçiller (Carnivora) takımının, köpekgiller (Canidae) familyasından, 65 cm kadar uzunlukta, 10 cm kadar kuyruğu olan, Japonya ve Çin'de yaşayan bir memeli türü.

Zooloji'deki anlamı:

(Canis procynoides) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 65, kuyruğu 10 cm. Yerliler etini yer ve derisini kullanırlar. Japonya ve Çinde yaşar.

Tanuki kısaca anlamı, tanımı

Tanuk : Tanık. [Bakınız: tanık]

Köpekgiller : Köpek, kurt, çakal, tilki vb. etobur memelileri içine alan hayvan familyası.

Etçiller : Etoburlar.

Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Kuyruğ : Kuyruk.

Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Memeli : Memesi olan.

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

Yaşar : Bir yaşını geçmiş (at, sığır için). ... yaşına gelmiş. İki yaşındaki sığır, dana. Altı ayla üç yaş arasındaki sıpa. Yaşında. Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan bir isim. Şanlıurfa şehri, Yardımcı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yerli : Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.

 

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

Etçil : Etobur.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Japon : Japonya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse. Japonya'ya özgü olan.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Etçi : Kasap.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. “Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun” anlamında kullanılan bir isim”.

Cani : Cinayet işlemiş olan kimse, kıyacı. Acımasız, gaddar.

Diğer dillerde Tanuki anlamı nedir?

İngilizce'de Tanuki ne demek ? : racoon dog, racoon-dog