Tekrarlama fiilleri nedir, Tekrarlama fiilleri ne demek

Teknik terim anlamı:

-AlA-, -AklA-, -IklA- gibi eklerle kurulan ve fiildeki oluş ve kılışın tekrarlandığını, sürekliliğini gösteren fiiller: ek-/ek-ele-, eş-/eş-ele- it-/it-ele-, it-/it-ekle, oğ-/oğ-ala- kak-/kak-ala-, serp-/serp-ele-, silk-/silk-ele, uyu-/uyu-kla-, sürü-/sürü-kle-, dit-/did-ikle- vb.

Tekrarlama fiilleri kısaca anlamı, tanımı

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem

Tekrar : Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması. Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme. Bir daha, yine, yeniden, gene.

Tekrarlama : Tekrarlamak işi.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Kakkak : Çivi. (Başköy Tavşanlı Kütahya). Çekiç. (Başköy Tavşanlı Kütahya).

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

 

Kılış : Kılma işi.

Ekler : İçi krema ile doldurulmuş bir pasta türü.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Kılı : Ufak tefek, çelimsiz. Dana. Şakacı, güldürücü kişi. Çocuk oyununda bir süre için oyundan ayrılanın yerine koyduğu iz, bel.

Serp : Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya).

Silk : Pancar.

Eşeş : Kendine bakamayıp, onun bunun sırtından geçinen insan.

Sürü : Evcil hayvanlar topluluğu. Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü. Birlikte yaşayan hayvan topluluğu. Yönlendirilebilen insan topluluğu.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Ekek : Ekelim anlamında. İki çene kemiğinin birleştiği yer. Ekin ekme aygıtı. [Bakınız: ekâh].

Diğer dillerde Tekrarlama derecesi anlamı nedir?

İngilizce'de Tekrarlama derecesi ne demek ? : repeatability