Temel yetenekler nedir, Temel yetenekler ne demek

Temel yetenekler; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler.

Temel yetenekler tanımı, anlamı

Teme : Tümden : Bu iş teme kaldı

Yete : Sakatlık. Taraf.

Yeten : Herkes. Süresi dolan, günü gelen kimse: Yatan ölmez yeten ölür. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. Süresi dolan, günü gelen. Tüm canlılar, herkes.

Yetenekler : Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. Dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Yetenek : Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.

 

Etken çözümlemesi : (Çok değişkenli istatistik) Bir değişken kümesindeki içsel ilişkileri incelemeyi amaçlayan çok-değişkenli çözümleme türü. anlamdaş çoklu etken çözümlemesi. Aralarında bağıntılı bir veriler kümesini ana bileşenlerine ayıran ve böylelikle ilgili ölçümler içinde bu bileşenlerin dile getirdiği ölçüm boyutlarını ve bu boyutları oluşturan sınarları saptamaya yarayan yordam.

Çözümleme : Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.

 

Azaltmak : Az denecek bir miktara indirmek. Eskisinden az bir duruma getirmek. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek.

Bileşen : Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Başlıca : En önemli, başta gelen.

Azaltma : Azaltmak işi.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Varsa : İhtimal ki, olsa olsa.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Etken : Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

Başlı : Başı olan.

Anlak : Zekâ.

Diğer dillerde Temel yetenekler anlamı nedir?

İngilizce'de Temel yetenekler ne demek ? : primary abilities