Terebra nedir, Terebra ne demek

Terebra; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Hymenoptera’ların ovopozitörünün birinci ve ikinci valvuladan meydana gelen ve fonksiyonel olan kısmı.

Terebra kısaca anlamı, tanımı

Tere : Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium sativum)

Terebratula : Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) dalından, kabukları uzun, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nda yaşayan türleri olan bir cins. (Terebratula), Kolsu-ayaklılar (Brachiopoda) dalından bir yumuşakçamsı cinsi. Kabukları uzuncadır. Akdeniz ve Atlantik Okyanusunda bulunur. Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) şubesinden, kabukları uzun, Akdeniz ve Atlas Okyanusu’nda yaşayan türleri olan bir cins.

Hymenoptera : [Bakınız: zar kanatlılar]. Genellikle iyi gelişmiş bir çift zarımsı kanada sahip Apidae (arılar), Formicidae (karıncalar) ve Vespidae (yaban arıları) ailelerini içeren takım. [Bakınız: zarkanatlılar].

Fonksiyonel : İşlevsel. Bir kimyasal fonksiyon ile ilgili.

Fonksiyon : İşlev. Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı. Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

 

Valvula : Kapakçık, kanatçık. Hymenoptera’larda ovopozitör ve ovopozitör kılıfının gövdesini oluşturmak için valviferden köken alan oluşum.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Terebra anlamı nedir?

İngilizce'de Terebra ne demek ? : terebra