Terebratula nedir, Terebratula ne demek
Terebratula; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) dalından, kabukları uzun, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nda yaşayan türleri olan bir cins.
Zooloji'deki anlamı:
(Terebratula), Kolsu-ayaklılar (Brachiopoda) dalından bir yumuşakçamsı cinsi. Kabukları uzuncadır. Akdeniz ve Atlantik Okyanusunda bulunur.
Teknik terim anlamı:
Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) şubesinden, kabukları uzun, Akdeniz ve Atlas Okyanusunda yaşayan türleri olan bir cins.
Terebratula anlamı, kısaca tanımı
Terebra : Hymenopteraların ovopozitörünün birinci ve ikinci valvuladan meydana gelen ve fonksiyonel olan kısmı
Tere : Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium sativum).
Kolsu ayaklılar : Erginken genel olarak bir yere tutunarak yaşayan ve gövdeleri iki çenetli kabuk içinde olan deniz hayvanları.
Yumuşakça : Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan. (yumuşa'kça) Yumuşak bir biçimde. Biraz yumuşak.
Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.
Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
Okyanus : Kıtaları birbirinden ayıran deniz, ana deniz, umman.
Uzunca : Biraz uzun. (uzu'nca) Uzun olarak, bol zamanlı.
Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.
Kolsu : Kolu andıran, kola benzeyen, kol gibi.
Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.
Cinsi : Cinsel.
Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.
Atlan : Ün, nam, şöhret. Değer, önem.
Okyan : Okuyan, bilgili.
Atlas : Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun anlamında kullanılan bir isim.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.
Diğer dillerde Terebratula anlamı nedir?
İngilizce'de Terebratula ne demek ? : terebratula

Bu kısımda Terebratula nedir? Terebratula ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Terebratula tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Terebratula hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.