Testere balığıgiller nedir, Testere balığıgiller ne demek

Testere balığıgiller; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Gövdesi basık, ağzı testere biçiminde, örnek cinsi testere balığı olan bir köpek balığı familya

Biyoloji'deki anlamı:

Balıklar (Pisces) sınıfının, köpek balıkları (Selachii) takımının, örtülü omurlular (Tectospondyli) alt takımından, vücutları basık ve uzun, göğüs yüzgeçleri büyük, başı öne doğru uzamış ve kenarları testere gibi tırtıklı, üzerleri plâkoyit pullarla örtülü, doğurarak çoğalan türleri olan bir familya.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Kıkırdaklı balıklardan, vatoz balıkları (Rajiformes) takımına ait, burunları kılıç biçiminde uzamış ve yan taraflarında dişler bulunan, üzerleri plakoyit pullarla örtülü, doğurarak çoğalan türleri olan bir familya, testere balıkları, testere dişliler.

İngilizce'de Testere balığıgiller ne demek? Testere balığıgiller ingilizcesi nedir?:

true saw fishes

Testere balığıgiller anlamı, tanımı:

Testere : Ağaç, demir vb. şeyleri kesmeye yarayan, genellikle üçgen biçiminde dişleri olan, dar ve uzunca çelik araç.

Test : Biyolojik bir işlevi veya değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama. Doğru cevabın seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. Bir kimsenin, bir topluluğun doğal veya sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. Bir hastalığın varlığını ve niteliğini anlamak için yapılmış olan laboratuvar araştırması.

 

Gövde : İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Bir şeyin asıl bölümü. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu.

Basık : Kısık. Çok yüksek olmayan, alçak. Basılmış, yassılaşmış.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz.

Örnek : En iyi biçimde olan. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune.

Cins : Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf. Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş. Aile.