Toplumsal eşitsizlik nedir, Toplumsal eşitsizlik ne demek
Toplumsal eşitsizlik; Sosyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.
Sosyoloji'deki terim anlamı:
Toplumsal sınıflaşmanın sonucu olarak bireylerin toplumsal yerleri arasında ortaya çıkan ayrılıklar.
Toplumsal eşitsizlik kısaca anlamı, tanımı
Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse)
Eşitsiz : Eşit olmayan.
Eşitsizlik : İki veya daha çok şeyin eşit olmaması durumu, müsavatsızlık.
Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.
Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.
Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.
Toplumsal sınıflaşma : Toplum yaşamında toplumsal sınıfların ortaya çıkışının tarihsel süreci.
Toplumsal yer : Bir bireyin, bir toplumsal kümenin ya da bir toplumun başka bir birey, küme ya da topluma göre bulunduğu ekonomik, ekinsel durum.
Sınıflaşma : Sınıflaşmak işi.
Ayrılık : Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.
Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.
Ayrılı : Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.
Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
Birey : Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.
Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).
Diğer dillerde Toplumsal eşitsizlik anlamı nedir?
İngilizce'de Toplumsal eşitsizlik ne demek ? : social inequality

Bu kısımda Toplumsal eşitsizlik nedir? Toplumsal eşitsizlik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Toplumsal eşitsizlik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Toplumsal eşitsizlik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.