Trenching türkçesi Trenching nedir

Trenching ingilizcede ne demek, Trenching nerede nasıl kullanılır?

Entrenching : Yerleştirme. Sağlama almak. Emniyete alma. Hendek veya siper kazma. Sağlamlaştırma. Siper kazmak. Yerleştirmek. Siperlerle kuşatmak.

Retrenching : Kısaltmak. Siperin iç kısmına hendek yapmak. Kırpmak. Kısmak (masrafları). Azaltmak (masrafları). Personel sayısını düşürmek. (masrafları) kısmak. (masrafları) azaltmak. Tasarruf yapmak. Azaltmak.

Trench coat : Trençkot. Yağmurluk. Su geçirmez palto.

Trench fever : Siper humması. Siper ateşi (hastalık). İnsan ve hayvanların bedenlerinde yaşayan küçük parazitik bir böcek tarafından yayılan ve birinci dünya savaşı'nda siperlerde savaşan askerler arasında yaygın ateş. Bit ısırmalarıyle bulaşan salgın hastalık; beş gün humması.

Trench foot : Ayak donması.

Trench mortar : Siper havanı.

Slit trench : Boy çukuru. Yatma çukuru.

Trench on : Tecavüz etmek. Tecavüz.

Dig a trench : Siper kazmak.

Trench warfare : Siper savaşı. Süngü savaşı. Mevzi harbi. Askerlerin siperler içerisinden savaştıkları çatışma türü (birinci dünya savaşı'ndan). Siper harbi.

İngilizce Trenching Türkçe anlamı, Trenching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trenching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Canallers : Ocak oluğu. Oyuk. İçinden damar geçen yol. Yapay suyolu. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden sinir geçen yol. Ark. İçinden sıvı geçen yol. Suyolu.

Address : Adres yazmak. (sorunların) üzerine gitmek. Söylev vermek. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir. Göndermek. Adres. Ünvan. Kendini bir işe adamak. Nutuk.

Learn by heart : Yutmak. Ezberlemek. Ezbere öğrenmek. Ezberden öğrenmek.

Dike : Siper. Duvar. Set yaparak korumak. Set çekmek. Bent. Sevici kadın. Set. Hendek açmak. Şedde.

Ditch : Başından atmak. Hendekle çevirmek. Okulu kırmak. Terketmek. Hendeğe yuvarlamak. Hendek. Denize iniş yapmak. Kurtulmak. Sepetlemek.

Digging in : Gömmek. Kalıcı olarak yerleşmek. İştahla yemek. Mevzilenmek. Sipere girmek.

Tutelage : Eğitim. Vesayet yetkisi. (özenli) öğretim. Vasilik. Koruma. Vesayet altında olma. Vesayet. Himaye.

Caved : Yıkılmak. Batmak. Çökmek. Oymak. Boyun eğmek. Açmak. Pes etmek. Partiden kopmak.

Indoctrination : Aşılama. Öğretme. Telkin. Endoktrinasyon. Doktrin. Doktrinleştirme. Beyin yıkama. Zorla kabul ettirme.

Education : Eğitimbilim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Eğitme. Öğretim. Öğrenim. Tahsil. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri. Eğitim ve öğretim. Pedagoji. Eğitim.

 

Trenching synonyms : kerugma, catechetical instruction, kerygma, sleep learning, teaching reading, spoonfeeding, catechesis, hypnopedia, evangelism, dig a trench, dich, baccalaureate, intrenched, speech, couloir, get into a groove, intrench, preachment, delves, entrench, canal, dig up, memorize, tutorship, cave, culvert, memorized, dig in, dig trenches, trench, burrow, conduits, disinter.

Trenching zıt anlamlı kelimeler, Trenching kelime anlamı

Painless : Zahmetsiz. Meşakkatsiz. Ağrısız. Istırap vermeme. Sancısız. Acısız. Istırap vermeyen.

Ineffective : Faydasız. Boş. Tesirsiz. Sonuçsuz. Yeteneksiz. Etkisiz. Etkisi olmayan. Başarısız. Yararsız. Beceriksiz.