Tumarlamak nedir, Tumarlamak ne demek
Teknik terim anlamı:
Omcanın filizlerini kesmek. (Yakaköy Gelendost Isparta).
Tumarlamak anlamı, tanımı
Tumar : Temizlik, bakım (ağaç ya da at için)
Gelendost : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Yakaköy : Afyon şehrinde, Dinar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Antalya kenti, Bozova nahiyesine bağlı bir bölge. Aydın şehri, Bozdoğan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Batman ilinde, Hasankeyf ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Burdur şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çankırı ilinde, İkizören nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Düzce ili, Konuralp nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan şehri, Kemaliye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta kenti, Aksu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Isparta şehri, Gelendost ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. İzmir şehrinde, Bornova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Karabük şehrinde, Ovacık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa şehrinde, Gördes ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla ilinde, Datça belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla ili, Kemer bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muğla ilinde, Milâs ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muğla şehrinde, Ortakent bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Kesmek : Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
Filiz : Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.
Kesme : Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.
Omca : Kalça kemiğinin bir bölümü. Kesilmiş ağaç kökü, bağ kütüğü. Bağ kütüğü, asma. Üzüm çubuğu. Kalın çam ağacı. Ormanda, çürüyüp yıkılmış ağaç. Odun. Büyük odun parçası. Asma kütüğü. Kütük, ağaç kütüğü, tomruk.
Fili : Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Uyluk kemiği. Kol ya da bacak kemiklerinin çıkıntıları, kenetleri. İpten yapılmış özengi. Dilim: Kaymaklı kadayıf filiciklerini kes keste ye.
Yaka : Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.
Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.
Diğer dillerde Tulumlu anlamı nedir?
İngilizce'de Tulumlu ne demek ? : ascidia

Bu kısımda Tumarlamak nedir? Tumarlamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tumarlamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tumarlamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.