Tuturuk etmek nedir, Tuturuk etmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gereksiz yere kendine ait olmayan bir şeyi bekletmek, alıkoymak, kapatmak.

Tuturuk etmek kısaca anlamı, tanımı

Etme : Etmek işi

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Tuturuk : Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler. Çok ekşi.

Gereksiz yere : Boş yere, gerek yokken.

Bekletmek : Bekleme işini birine yaptırmak. Oyalamak.

Alıkoymak : Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

Kapatmak : Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek. Bir kadınla nikâhsız yaşamak. Herhangi bir yerin bütün masraflarını üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek. Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek. Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. Kapamak.

Gereksiz : Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz. Boş yere.

Bekletme : Bekletmek işi.

Alıkoyma : Alıkoymak işi, tavik.

 

Kapatma : Kapatmak işi. Basketbolda, elinde top olmayan bir oyuncunun pas almasına veya ilerlemesine engel olma. Yolsuz olarak değerinden aşağı elde edilmiş (mal). Metres.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Kend : Kasaba, şehir.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Alık : Sersem, budala, ebleh.

Olma : Olmak işi.

Ait : İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili.

Diğer dillerde Tutunurluk kuramı anlamı nedir?

İngilizce'de Tutunurluk kuramı ne demek ? : stability theory