Tütüzdürmek nedir, Tütüzdürmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Yanan kömürün üstüne atılan kocakarı ilacının dumanını hastaya koklatmak. 2.Ateşle tutuşturmak.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: dütüzdürmek].

Tütüzdürmek anlamı, kısaca tanımı

Tütü : Koku. [Bakınız: tütün]. Duman. Bale sanatçılarının giydikleri kısa etek. Balet sanatçılarının ayak hareketlerini daha iyi göstermek için giydikleri dizkapaklarının üstünde kısa etek

Kocakarı ilacı : Hekim olmayan kimselerin yaptıkları veya salık verdikleri, hekimlikte kullanılmayan ilaç.

Tutuşturmak : Tutuşmalarını ya da tutuşmasını sağlamak. Coşturmak, çok heyecanlandırmak. Karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin ansızın vermek.

Dütüzdürmek : Koku vermek için bir şey yakıp tüttürmek, tütsülemek.

Tutuşturma : Tutuşturmak işi.

Koklatmak : Koklama işini yaptırmak. Yararlandırmak, biraz vermek.

Koklatma : Koklatmak işi.

Kocakarı : Yaşlı kadın. Anne.

Atılan : Çavlan, şelâle. Çağlayan, şelale.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Kokla : Kukla.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

 

Kocak : Koçak. İyi. Kadın yeleği. Eli açık, cömert.

Tutuş : Tutma işi.

Duman : Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Esrar.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Duma : Rus parlamentosunun alt kanadı.

Kömü : Keklik ve benzerleri kuşları avlamak için çalı çırpıdan yapılan, avcının gizlenmesine yarayan yer, barınak. Yeraltında saklanan mal, para, gömü. [Bakınız: körne]. Kuytu, çukur yer. Yelkencilik, vardiyacılık gibi görevler yapan deniz azabı.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

Diğer dillerde Tütün zehirlenmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Tütün zehirlenmesi ne demek ? : tobacco poisoning