Up to the mark türkçesi Up to the mark nedir

  • İstenilen düzeyde.
  • İstenilen kadar.
  • İyi.
  • İsteneni karşılayacak nitelikte.
  • En ince noktasına kadar.
  • Durumu normal.
  • İstenen düzeyde.
  • Amaca uygun.
  • Her zamanki gibi.
  • Alışılmış nitelikte.
  • Doğru düzeyde.
  • Doğru miktarda.
  • Doğru seviyede.

Up to the mark ingilizcede ne demek, Up to the mark nerede nasıl kullanılır?

To : İle. -mek -mak (mastar). -e göre. Oranla. -e kadar. Göre. İla. E doğru. Ya. Arasında.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Mark : Hedef. Çizik. Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Damga. İm. Göstermek. Not vermek. Numara. İşaretlemek.

Up to the chin : Boğazına kadar.

Up to the ears : İşi başından aşkın.

Up to the elbows in : Dirseklerine kadar içinde. Tamamen içinde batmış. Tamamen içine dalmış.

Up to the eyes : Çok meşgul. Aşırı derecede meşgul. Gözlerine kadar.

Up to the elbows : Çok meşgul. İşi başından aşmış. İşi başından aşkın.

İngilizce Up to the mark Türkçe anlamı, Up to the mark eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Up to the mark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buckra : Güçlü. Beyaz adamın. Beyaz.

Bon : Elverişli. Güzel. Sevecen (fransızca).

Unsurprisingly : Beklenildiği gibi.

To the purpose : İlgili olma. Amaca göre. İsabetli. Faydalı olarak. Amaca yönelik. Bir parçası olma. -a ait olma. Yerinde. İlgi ve öneme göre.

Beneficent : İyilikçi. Hayır sahibi. Hayırsever. Yardımsever. İyiliksever. Cömert. Hayırlı.

Agreeable : Münasip. Hoş. Uzlaşmacı. Hazır. Uygun. Hoşa giden. Uysal. Anlaşmaya hazır. Tatlı.

Braw : Gösterişli ve canlı bir şekilde renkli. Güzel. (iskoçça) gösterişli. Gösterişli. Hoş. Seçkin. Harika. Yetkin. Mükemmel.

As usual : Alışıldığı gibi. Adet üzere. Her zamankinden. Herzamanki gibi. Her zaman olduğu gibi.

Relevant : Konu ile alakalı. İlgili. Alakalı. İlişkili. Uygun. Yerinde. İlişkisi olan. Konuyla ilgili. Konu ile ilgili.

All right : Sağlam. İdare eder. Tamam. Eh işte. İyi durumda. Elbette ki. Hayhay. Kuşkusuz ki. Peki.

Up to the mark synonyms : copacetic, bonnier, bona, b, bene, bonny, as always, bully for you, ordinarily, absolutely normal, true to type, as per usual, bonniest, comfortable, alright.