Uyatmak nedir, Uyatmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uykudan uyandırmak.

Uyanmasına sebep olmak.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: uyarmak].

Uyatmak tanımı, anlamı

Uyat : Utanç, sıkılganlık. [Bakınız: oyat]

Uyandırmak : Uyanmasına yol açmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak.

Uyandırma : Uyandırmak işi. Anıları zihinde yeniden canlandırma.

Uyarmak : Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek. Görevini gereği gibi yapmayan kimseye nasıl davranması gerektiğini hatırlatmak, ihtarda bulunmak. Bir canlının herhangi bir organını dıştan bir etki ile görev yapmaya zorlamak. Uyandırmak. Öğütle yola getirmeye çalışmak.

Uyarma : Uyarmak işi, ihtar, tembih. Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi.

Uyanma : Uyanmak durumu, intibah. Uyku durumundan çıkma.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Uyar : Uygun, denk. [Bakınız: uyaroğlu]. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.

Uyan : Atın gem, dizgin gibi takımları. At yuları. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana). Dizgin, gem, yular.

Uyku : Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu. Gerçeği görememe, aymazlık. Çevrede olup bitenin farkında olmama, gaflet, aymazlık. Doğada görülen sükûnet durumu.

Olma : Olmak işi.

Sebe : Çaba.

Diğer dillerde Uyartılı salma anlamı nedir?

İngilizce'de Uyartılı salma ne demek ? : stimulated emission