Velete nedir, Velete ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kavgada, gürültü patırtıda, kötülük yapmada yoldaş: İt, itin veletesidir.
Velete tanımı, anlamı
Vele : İnce, renkli, ipekli değerli kumaş. Renkli kumaş parçaları. Gelinlerin kına çaputu. Bürümcük. İpek giysi. [Bakınız: vala]. Düğün. Düğünde güvey evinden gelin evine gelen konukların yaptıkları oyun, gösteri ve konuşma: AIV gilin düğününde veleye gittik
Velet : Oğul, çocuk. Çocukları paylarken kullanılan bir söz.
Gürültü patırtı : Kavga, gürültü.
Patırtı : Pat pat çıkan sesin adı. Gürültülü çatışma, arbede. Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü.
Kötülük : Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış ya da söz.
Gürültü : Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal. [Bakınız: ses etkileri]. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.
Yoldaş : Yol arkadaşı. Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri. Arkadaş, dost. Eşlerden her biri.
Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).
Patır : Peltek konuşan, kekeme, dilsiz. Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki. İnce ve küçük meşe dalları.
Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.
Patı : Küçük çocuk. Körebe oyunu. Tahta parçası. Eylemlerin sonuna gelen şimdiki zaman eki : Geldimpatı. Şişmanlıktan yalpalayarak yürü-yen.
Gürü : Sıpa, eşek yavrusu. [Bakınız: gündük]. Bir yaşındaki kısrak.
Kötü : İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Aşırı, çok.
İt : Köpek. Değersiz, terbiyesiz kimse.
Diğer dillerde Veküronyum bromür anlamı nedir?
İngilizce'de Veküronyum bromür ne demek ? : vecuronium bromur

Bu kısımda Velete nedir? Velete ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Velete tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Velete hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.