Volunteer türkçesi Volunteer nedir

  • Gönüllü girmek.
  • Kendiliğinden söylemek.
  • Kendi isteği ile asker olan kimse. bk. yerlikulu.
  • Gönüllü.
  • Bir işi gönüllü olarak üstlenen kimse.
  • Can atmak.
  • Yapmaya gönüllü olmak.
  • Gönüllü yazılmak.
  • Üstlenmek.
  • Gönüllü olmak.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Bir araştırmaya görüşmeci olarak katılmaya istekli olan ancak özellikleri yeterince denetlenmediği durumlarda önemli yanlılıklara yol açabilecek işmen.
  • İsteyerek yapmak.
  • Kendi isteğiyle teklif etmek.

Volunteer ile ilgili cümleler

English: Ali began working as a volunteer at the homeless shelter while he was still in high school.
Turkish: Ali hâlâ lisede iken evsizler barınağında bir gönüllü olarak çalışmaya başladı.

English: Ali does volunteer work.
Turkish: Ali gönüllü olarak çalışır.

English: Ali does a lot of volunteer work.
Turkish: Ali çok fazla gönüllü iş yapar.

English: Ali didn't volunteer to be a guinea pig.
Turkish: Ali bir kobay olmak için gönüllü değildi.

English: Ali is a volunteer fireman.
Turkish: Ali gönüllü bir itfaiyecidir.

Volunteer ingilizcede ne demek, Volunteer nerede nasıl kullanılır?

Volunteer an opinion : Düşünce arz etmek. Fikir teklif etmek. Fikir sunmak.

Military volunteer : Kendi isteğiyle askere giden kimse. Gönüllü asker.

 

Volunteered : Kendi isteğiyle teklif etmek. Gönüllü yazılmak. Can atmak. Gönüllü. Gönüllü olmak. Kendiliğinden söylemek. İsteyerek yapmak. Bir işi gönüllü olarak üstlenen kimse. Yapmaya gönüllü olmak. Gönüllü girmek.

Volunteering : Üstlenmek. İsteyerek yapmak. Gönüllülük. Gönüllü yazılmak. Gönüllü olmak.

Volunteering policemen unit : Gönüllülerden oluşan polis birimi. Gönüllü polis birimi.

Voluntary : İradi. Özgür iradeli. Gönüllü. İstemli hareket. Kendiliğinden yapılan. İsteyerek yapılan. Fahri. İstençli. İstemli. Serbest.

Volunteers : İsteyerek yapmak. Gönüllü yazılmak. Gönüllü olmak. Üstlenmek. Gönüllüler.

Voluntarist : İstenççi. İradeci.

Voluntarism : İnsan istencinin çevreden bağımsız olduğunu, bu istencin doğanın ve toplumun temelini oluşturduğunu savunan düşünce akımı. İstenççilik. İradecilik. İstençcilik. İstencin eğitimini eğitimin başlıca amacı olarak kabul eden ve bu nedenle öğretimde kuramsal bilgiler yerine istenci güçlendirici gönüllü iş ve etkinliklere önem verilmesini isteyen eğitim görüşü. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Gönüllü yardımseverlik.

Volunteerism : Gönüllülük. Gönüllü olma durumu. Zamanını belirli bir faaliyete ayırma eylemi (herhangi bir gelir olmaksızın).

 

İngilizce Volunteer Türkçe anlamı, Volunteer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Volunteer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bear : Spekülasyon yapmak. Üzerinde bulunmak. Uymak. Duymak (sevgi). Kin gütmek. Taşımak. Sahip olmak. Yakışık almak. Bulundurmak. Kaldırmak.

Stands : Sehpa. Ayakta durmak. Katlanmak. Kanıtlamak. Ismarlamak. Dayanmak. Göğüs germek. İhtiyaç duymak. Karşı koymak. Devam etmek.

Barbarian : Uygarlaşmamış kimse. Vahşi. Zalim. Kaba. Gaddar. Uygarlaşmamış. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Yabancı. Barbar.

Assumes : Sanmak. Farzetmek. Üstüne almak. Saymak. Taslamak. Varsaymak. Addetmek. Zannetmek. Hükmetmek.

Inform : Haber vermek. Fitnelemek. Malumat vermek. Haberdar etmek. Bildirmek. İhbar etmek. Bilgilendirmek. Bilgilendirme yapmak. Bilgi vermek.

Stand : Bulunmak. Direnmek. Durdurmak. Dikilmek. Tahammül etmek. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayakta dikilmek. İhtiyaç duymak. Gitar sehpası. Ayakta durmak.

Bears : Ayıgiller. Dönmek. Taşımak. Değmek. Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, köpeğimsiler (arctoidea) üst familyasından, büyük ve tıknaz yapılı, tüylü, beş parmakları olan ve tabanlarına basarak yürüyen, kuyrukları körelmiş, hantal görünmelerine karşın kolay hareket eden, ağaçlara tırmanan türleri içeren bir familya. Çekmek. Getirmek. Borsa fiyatlarını düşürmek. Katlanmak.

Readier : Apiko. Becerikli. Müsait. El altında. Her günkü. Hazırlamak. Tamam. El altındaki. Razı.

Armistice : Mütareke. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Savaşı bırakma. Silahları bırakma. Ateşkes. Silah bırakma.

Voluntarily : İstekle. İsteyerek. Gönüllü olarak. İhtiyari. Kendi isteğiyle. Kendi iradesiyle.

Volunteer synonyms : accept, crave, barbary, die for, assume, wilful, volunteering, almanac, readiest, willing, ache for, barricade, fall over backwards, military volunteer, be willing to, ready, stood, areopagite, enlist, hankered, be desirous of, enlists, archon, man, endues, endue, be dying for, archives, ultroneous, be stuck with, support, accepts, armour.

Volunteer zıt anlamlı kelimeler, Volunteer kelime anlamı

Draftee : Askere çağrılan kimse. Askere çağrılan. Askere alınan.

Civilian : Sivil. Mülki. Başı bozuk.

Refrain : Nakarat. Kendini tutmak. Kaçınmak. Sakınmak. Alıkoymak. Geri durmak. Frenlemek. Çekinmek.

Volunteer ingilizce tanımı, definition of Volunteer

Volunteer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, he volunteered in that undertaking. As, to volunteer one`s services. Of or pertaining to a volunteer or volunteers. Volunteer advice. One who enters into, or offers for, any service of his own free will. Voluntary. As, volunteer companies. Consisting of volunteers. To offer or bestow voluntarily, or without solicitation or compulsion. To enter into, or offer for, any service of one`s own free will, without solicitation or compulsion.