Went up türkçesi Went up nedir
Went up ile ilgili cümleler
English: Ali went up the stairs.
Turkish: Ali merdivenlerden yukarıya çıktı.
English: Ali quickly went up the stairs.
Turkish: Ali hızla merdivenlerden yukarı çıktı.
English: Ali said he wanted to be alone, and then went up to his room.
Turkish: Ali yalnız olmak istediğini söyledi ve sonra odasına gitti.
English: Ali went up the attic stairs.
Turkish: Ali tavan merdivenlerinden yukarı çıktı.
English: A cheer went up from the audience.
Turkish: Seyircilerden bir tezahürat yükseldi.
Went up ingilizcede ne demek, Went up nerede nasıl kullanılır?
Went : Uymak. Yayılmak. Geçmek. Başlamak. Ölmek. Girmek. Yapılmak. Tükenmek. İşlemek. Olmak.
Went up in flames : Ateşe verildi. Alevlere büründü. Yakıldı. Yandı.
Went up in smoke : Buhar gibi uçtu. Duman gibi kayboldu. Buharlaşıp kayboldu. Yanıp kül oldu. Ortadan kayboldu.
Went up the ladder : Statüsü ilerledi. Pozisyonu ilerletildi. Terfi ettirildi. Terfi etti. Basamakları çıktı. Başardı. Başarılı oldu.
Went about : Ele almak. Salgın olmak. Dolaşmak. Gezmek. Yaygın olmak.
İngilizce Went up Türkçe anlamı, Went up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Went up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accrete : Ekli. Katılımlarla büyümek. Yapışmak. Eklenip büyümek. Büyümek. Birleşmiş. Birleşmek. Eklemek.
Go up : Çıkmak. Yükselmek (fiyat). Yukarıya gitmek. Yapılmak. Tırmanmak.
Be left over : Artakalmak. Kalmak. Elde kalmak.
Augments : Büyümek. Uzamak. Arttırmak. Büyütmek. Sayısını arttırmak. Artırmak. Çoğaltmak. Uzatmak. Çoğalmak.
Burst out : Patlak vermek. Söyleyivermek. Haykırmak. Aniden söylemek. Birden başlamak.
Crack : Çatırtı. Çatırdatmak. Çatlak. Şaklatmak. Çökmek. Kırmak. Çıtlatmak. Çatlatmak. Yarılmak.
Blow : Soluk soluğa kalmak. Kaçmak. Çiçeklenmek. Yanmak. Kaçırmak (fırsat). Uçmak. Uçurmak. Üflemek. Yelpazelemek. Küfretmek.
Be left : Terk edilmek. Kalmak. Bıraktırmak.
Cracks : Çatırdatmak. Çatallaşmak (ses). Kırmak. Çökmek. Yarılmak. Çatırdamak. Çatlatmak. Şaklatmak. Çatlamak.
Be in the ascendant : Doğu ufkunda görünmek (yıldız veya gezegen). İtibar kazanmak. Egemen olmak. Talih ve itibarı artmak. Galip olmak. Hükmetmek. Yıldızı parlamak.
Went up synonyms : boomed, being in the ascendant, ascends, be in the ascendant, bump up, brast, ascend, augment, be in the ascendent, gone up, break out, ascended, accrues, accrue, go up in smoke, blow up, breaks, arisen, arises, accretes, arise, break, burst, detonated, detonate, buoy, boom, arose, accreting, accreted, let loose, bursts, be up.

Bu kısımda Went up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Went up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Went up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Went up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.