Why on earth türkçesi Why on earth nedir

  • Hangi akla hizmet.
  • Ne diye.
  • Neden.
  • Ne demeye.
  • Aman ya rabbi.
  • Niçin.

Why on earth ile ilgili cümleler

English: Why on earth did you sell your newly-built house?
Turkish: Allah aşkına neden yeni yapılmış evini sattın?

English: Why on earth are you here?
Turkish: Hangi akla hizmet buradasın?

English: Why on earth are you still angry at me?
Turkish: Sen niye bana hala kızgınsın ki?

English: Why on earth did you do that?
Turkish: Nasıl oldu da onu yaptın?

English: Why on earth would you want to go there?
Turkish: Hangi akla hizmet oraya gitmek istiyorsun?

Why on earth ingilizcede ne demek, Why on earth nerede nasıl kullanılır?

Why : Ne için. Nedeni. Neden. Bilmece. Niye. Sebep. Niçin.

On : Üzerinde. Yönünde. Giyilmiş. Olmakta olan. İle. Çakırkeyif. E doğru. Açık. Makbul. Devrede.

Earth : Üzerinde yaşadığımız gezegen. (bitki kökünü) toprakla örtmek. Zemin. Yerküre. Doğa. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Topraklama hattı. Yer. Yeryuvarı. Toprak.

On earth : Ki. Dünyada. Yeryüzünde.

What on earth : Nasıl olur da?.

İngilizce Why on earth Türkçe anlamı, Why on earth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Why on earth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Inducements : İkna. Saik. Yönlendirme. Rüşvet. Sebep. Rüşvet verme. Teşvik. Tahrik. Kandırma.

Factor : Değişken. Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri. Unsur. Kahya. Öge. Kahya (isk.). İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken. Faktör. etken. Alacaklandırıcı.

Inducement : Teşvik. İkna. Bir bilgi alışveriş sürecinde bilgi verenin katılımını sağlamak üzere, özellikle yazışmalı bir soruşturuda kendilerine soru çizinliği gönderilmiş olanların çizinliği yanıtlayarak geri göndermelerini kolaylaştırmak üzere kullanılan ve güdüleyici öğelerle yaratılan benimseme durumu. Birini kandırmak için verilen şey. Vesile. Güdü. Sebep. Özendirme. Yönlendirme.

Cases : Sorun. Davalar. Kovan. Kasa. Delil. Hasta. Valiz. Tuhaf tip. Kutu. Dava.

Case : Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Vaka. Kovan. Görüş. Örnekolay. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Hal. Delil. Ciltlemek. Hukuksal olay.

 

Matter of : Bir konunun. Sorunu. Bir sorunun.

Matter : Madde. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık. Mesele. Vesile. İş. Dert. İltihaplanmak. Cisim. Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Fark etmek.

Why : Sebep. Ne için. Nedeni. Bilmece. Niye.

Causatively : Nedensel olarak.

What for : Neye. Ne için. Niye.

Why on earth synonyms : motive, motivation, why ever, grounds, causation, cause, causa, forwhy, reason, incentive, how come, whereto, wherefore.