Yönetme teli nedir, Yönetme teli ne demek

Yönetme teli; Gösteri alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Uzaktaki bir şeyi yönetebilmek için palangalar üzerinde düzeneksel olarak hareket ettirilen tel.

Yönetme teli anlamı, kısaca tanımı

Teli : Diken

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan.

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Yönetme : Yönetmek işi.

Yönetebilmek : Yönetme imkânı veya olasılığı bulunmak. Yönetmeyi becermek.

Yönetebilme : Yönetebilmek işi.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Palanga : Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır cisimleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan düzenek.

 

Düzenek : Mekanizma.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Palan : Genellikle eşeklere, bazen de atlara vurulan, kaşsız, enli, yayvan ve yumuşak bir tür eyer.

Harek : Fasulye sırığı.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Uzak : Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Eli, gücü ya da hükmü yetişmez. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. İhtimali az olan. Arada çok zaman bulunan.

Diğer dillerde Yönetme teli anlamı nedir?

İngilizce'de Yönetme teli ne demek ? : tracker line, tracker wire