Yüksek fırın nedir, Yüksek fırın ne demek
Kimya'daki anlamı:
Demir cevherini eriterek pik demir elde etmede kullanılan, içinden hava geçirilen fırın.
Bilimsel terim anlamı:
Demir cevherlerinin yüksek sıcaklıkta kok ile indirgenerek ham demirin üretildiği fırın.
İngilizce'de Yüksek fırın ne demek? Yüksek fırın ingilizcesi nedir?:
blast furnace, blast-furnace
Fransızca'da Yüksek fırın ne demek?:
haut fourneau
Osmanlıca Yüksek fırın ne demek? Yüksek fırın Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
yüksek fırın
Yüksek fırın hakkında bilgiler
Metal cevherlerini (çoğunlukla demir cevheri) işlemekte kullanılan dikey izabe fırını.
Cevher ve yakıt fırının tavanından kesintisiz bir şekilde eklenirken, hava ise fırının alt kısmından üflenir. Bu sayede kimyasal tepkimeler maden cevherinin fırında tavanından tabanına doğru hareket ettiği bütün süre boyunca gerçekleşir. Fırındaki işlemin ürünleri fırının alt kısmında toplanan ergimiş metal ve curuf ile üst kısmından salınan baca gazıdır.
En geniş tanımı ile yüksek fırınlar cevherin yakıtla doğrudan temas halinde olduğu izabe üniteleridir. Bu tanıma göre yansımalı fırınlar (İng: reveberatory furnace) haricinde kalan bütün demirci ocakları (İng: bloomery), kalay üfleme ocakları (İng: blowing house) ve tarihte kurşun izabesinde kullanılan izabe değirmenleri (İng: smeltmill) bir yüksek fırındır. Ancak günümüzde yüksek fırın terimi çelik üretiminde bir ara ürün olan pik demir elde edilen fırınlar için kullanılmaktadır.
MÖ 5. yüzyıldan itibaren Çin'de kullanılan yüksek fırınların Avrupa'da kullanımı ise Orta Çağ’ın Zirve Dönemine rastlar. Valonya'nın (Belçika) Namur bölgesinde 15.yy'da görülen metodun İngiltere'de yerini alması 1491 yılındadır. Bu dönemde tüm yüksek fırınlarda yakıt olarak odun kömürü kullanılmıştır. Daha verimli bir yakıt olan kokun, Abraham Darby'nin araştırmaları sonucunda, odun kömürünün yerini alması 1709 yılını bulmuştur. 1828 yılında James Beaumont Neilson'un geliştirdiği basınçlı üfleme havasını (İng: blast) önısıtma yöntemi yüksek fırınların verimi arttıran çalışmalardandır.
Yüksek fırın tanımı, anlamı:
Demir : Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Bu elementten yapılmış. Güçlü, kuvvetli, sert. Çıpa. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça.
Maden : Maden ocağı veya maden işletmesi. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Metal. Bu mineralden yapılmış. Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri. Uyuşturucu, esrar, eroin. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse.
Fırın : İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet. Bu ocakta pişirilmiş.
Sanayi : Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran, endüstri.
Derece : Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Denli, kadar. Başarı gösterme. Sıcaklıkölçer. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe.
Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.
Cevher : Bir şeyin özü, maya, gevher. Töz. Değerli süs taşı, mücevher. İyi yetenek.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
İzabe : Madenleri ergitme, sıvı durumuna getirme.
Yakıt : Doğal gaz, mazot gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde. Enerji ve ısı ortaya çıkaran yanıcı madde.
Yüksek fırın gazı : Isıl işlem fırınlarında yakıt olarak da kullanılan, yüksek fırında oluşmuş gazların karışımı.
Diğer dillerde Yüksek fırın anlamı nedir?
İngilizce'de Yüksek fırın ne demek? : n. blast furnace
Fransızca'da Yüksek fırın : haut fourneau
Almanca'da Yüksek fırın : n. Hochofen, Schachtofen
Rusça'da Yüksek fırın : n. домна (F)


Bu kısımda Yüksek fırın nedir? Yüksek fırın ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yüksek fırın tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yüksek fırın hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.