Yakınlık derecesi nedir, Yakınlık derecesi ne demek

Yakınlık derecesi kısaca anlamı, tanımı:

Yakınlık : Yakın olma durumu. Duygusal bağ veya akrabalık ilişkisi.

Yakın : Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmadan. Uzak olmayan yer. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı.

Derece : Denli, kadar. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Başarı gösterme. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Sıcaklıkölçer. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe.

Dere : İki dağ arasındaki uzun çukur. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu.

Akrabalık : Akraba olma durumu.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Sosyal : Toplumsal.

Grup : Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Küme.

 

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Eş, koca. Erkek.

Merkez : Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Biçim, tarz. Belirli bir yerin ortası. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir işin öğretildiği yer. Polis karakolu.

Etraf : Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit. Yanlar, taraflar.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Nöbet. Tahtadan oturak. Düzen. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya.