Yan sahın nedir, Yan sahın ne demek

Yan sahın; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir kelimedir.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Mimarlık) Orta sahından ayaklı ya da sütunlu kemerlerle ayrılan ve orta sahının her iki yanında yer alan sahınların her biri. a. bk. sahın, ortasahın.

Yan sahın tanımı, anlamı

Sahın : Gece yarısı. İçinde yemek yenen bakır sahan. Sakın. (Mimarlık) Camilerde ve bazilika biçimli kiliselerde mihraba ya da apsis'e doğru uzanan ve genellikle birbirlerinden kemerli sütun ve ayaklarla ayrılmış bölümlerden her biri. a. bk. yan sahın, orta sahın. [Bakınız: sahan]

Yan : Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. Birlikte, beraberinde olma. İkinci derece olan. Üst. Tali. Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. Yer. Bir tarafa yönelerek. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri.

Orta sahın : (Mimarlık) Cami ve kiliselerde mihraba doğru uzanan, birbirlerinden sütun ya da ayaklarla ayrılmış bölümlerin ortada olanı. a. bk. yan sahın.

Kemerler : Kastamonu ili, Boyalı nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu şehrinde, Kuzyaka bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Sütunlu : Sütunu olan.

Ayaklı : Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Sütun : Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genel olarak bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon. Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon. Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Kemer : Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

 

Mimar : Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse.

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Diğer dillerde Yan sahın anlamı nedir?

İngilizce'de Yan sahın ne demek ? : aisle