Yanaçlar nedir, Yanaçlar ne demek

Yanaçlar; Edebiyat alanında kullanılan bir sözcüktür.

Edebi anlamı:

(Söz sanatı terimi) Bir fikri daha canlı ve renkli anlatmak için alışılmış yollardan saparak kelimelerin diziminde veya anlamında yapılan değişiklikler. (bk. Yapı yanaçları ve kelime yanaçları).

Yanaçlar anlamı, kısaca tanımı

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına

Yanaç : Karşı. Yan, yakın. [Bakınız: yamaç]. Küçük su kurdu. Yön, taraf.

Fikir yanaçları : (Söz sanatı terimi) Yapı yanaçları ve mecazlar dışında olmak üzere, fikirleri alışılmış olan tarzda değil, değişik yollarla anlatma tarzları. (bk. Anıştırma, Beklenmezlik, Benzetme, Bırakım, Bocalama, Canlılaştırma, Dilekleme, Dileme, Dolaylama, Haykırı, İlişmezlik, Karşıtlama, Kesiş, Kerteleme, Kümeleme, Obartma, Onarma, Ortaksama, Önceleme, Sağ sözlü bitim, Sayıp dökme, Soru, Sorulu önceleme, Söyleştirme, Tersineleme, Tumturak, Yeğinseme, Yönenme).

Kelime yanaçları : (Söz sanatı terimi) Mecazları ve yapı yanaçlarını içine alan yanaç türleri.

Yapı yanaçları : (Söz sanatı terimi) Cümle üyelerinin yerini değiştirmek, bazılarını kaldırmak veya tekrar etmek, bağlaç kullanmamak gibi gramere değgin yapı değişiklikleri (bk. Anlamdaşlık. Artımlama, Aşırı evirtim, Bağlaçsızlık, Benzeşleme, Cinas, Çaprazlama, Çok bağlaçlılık, Değişikleme, Eksilti, Evirtim, Kapsama, Koşku, Koşuntu, Kovuşturmazlık, Yineleme).

 

Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.

Söz sanatı : Sözün veya yazının ifade temizliğini, güzelliğini, etkenliğini sağlamak için baş vurulan yolları inceleyip kurallara bağlıyan sanat.

Alışılmış : Her zamanki, mutat.

Anlatmak : Bilgi vermek, izah etmek. Nakletmek. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak.

Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

 

Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Alışı : Bir araştırma sürecinde, yöntemin uygulanması ve yordamların kullanılmasında alışıla gelmiş yol.

Fikri : Düşünce ile ilgili. Düşünülerek oluşturulan, fikirle ilgili.

Diğer dillerde Yanaçlar anlamı nedir?

Osmanlıca Yanaçlar : sanayii edebiye