Yarış lastiği nedir, Yarış lastiği ne demek

Teknik terim anlamı:

İçteki ince kısmı havayı, dış kalın kısmı içi korumak için birbirine yapışık iki parçadan oluşan, barsak biçiminde lastikler. Bunların kalınları, gezi çiftekelerinde de kullanılmaktadır.

Yarış lastiği tanımı, anlamı

Last : Biçilmiş otlardan yapılmış ot dizisi

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Yarış : Yarışma. Yarışma, rekabet.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

Yapışık : Bir yere yapışmış olan. Sürekli bir arada bulunan. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan. Dokunan, değen.

 

Barsak : Ekinlerin başak tutma zamanı: Bu sene barsak çok geç oldu. Kedilerin çiftleşme zamanı. Koyunlara dadanan zehirli bir böcek: Benim oğlanı dün köyde barsak sokmuş, ayran bekmezle kurtarıncaya kadar ne çektim. Ekinlerin başak verme zamanı.

Havayı : Kabadayı, dikbaşlı. Uçurtma. Bir çeşit tahıl ölçeği.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Koruma : Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.

Lastik : Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Kauçuktan yazı silgisi. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Bir tür esnek örgü. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Korse.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Çifte : İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Bunla : Bunlar.

 

Havay : Tahıl ölçeği. Bir tenekelik tahıl ölçeği.

Korum : Dağların sarp yamaçlarındaki düzlükler. Uçurumlarda ancak keçilerin geçebileceği basamak gibi setler. Tepe üstlerinde yaylamağa ve tarıma elverişli düzlükler.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Diğer dillerde Yarış lastiği anlamı nedir?

Osmanlıca Yarış lastiği : buayo