Yaygın histoplazmozis nedir, Yaygın histoplazmozis ne demek

Yaygın histoplazmozis; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Histoplasma capsulatum adlı mantar sporlarının solunum yoluyla alınmasını takiben; akciğerlerde, karaciğerde, dalakta, mide ve bağırsaklarda granülomlu yangıyla birlikte ağırlık kaybı, lenfadenopati ve kanlı ishalle belirgin, genç köpeklerde görülen bir hastalık.

Yaygın histoplazmozis kısaca anlamı, tanımı

Histo : Latince'de doku anlamında bir ön ek

Histoplazmozis : Monosit-makrofaj sisteminin hücre içi bir paraziti olan Histoplasma capsulatum tarafından oluşturulan, retiküloendoteliyal sistemin yaygın tutulumuyla belirgin, mantar hastalığı.

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Granülomlu yangı : İç ve dış kaynaklı etkenlere karşı organizmanın gösterdiği karşı koyma sonucunda meydana gelen, dokuda tümör benzeri küçük şişkinlik veya düğümcüklerin görüldüğü kronik seyirli vücut reaksiyonu.

Kanlı ishal : Dizanteri.

Granülomlu : Granülomlardan oluşmuş, granülomatöz. Granülom özelliği gösteren, granülomatöz.

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

 

Granülom : Çevredeki sağlam dokuya oranla sertlik gösteren, granülasyon dokusundan oluşmuş küçük yumru. Düğümcük veya yumru biçiminde doku kümesi. Granülomlu yangıda oluşan, mononükleer hücreler, epiteloid hücreler, dev hücreleri ve bağ doku hücrelerinden oluşan, tümör benzeri şişkinlik.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Hastalı : Hastalıklı.

Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Takiben : Ardınca. İzleyerek, hemen sonra.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Ağırlık : Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

 

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

Diğer dillerde Yaygın histoplazmozis anlamı nedir?

İngilizce'de Yaygın histoplazmozis ne demek ? : disseminated histoplasmosis