Yerleşik kişiler nedir, Yerleşik kişiler ne demek

Yerleşik kişiler; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Başka bir ülkenin vatandaşı veya firması olsalar da resmi ikametgahları ülke sınırları içeresinde olan gerçek ve tüzel kişiler.

Yerleşik kişiler anlamı, tanımı

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse

Yerleşik : Belli bir yere yerleşmiş. Bir yerin yerlisi olmuş, mütemekkin. Bir yerde varlığını sürekli olarak sürdürecek olan.

Tüzel kişi : Hukuk bakımından bireylerin veya malların topluluğundan doğan ve tek bir kişi sayılan varlık.

İkametgah : Konut. yerleşme yeri, yerleşge.

Vatandaş : Yurttaş.

İkamet : Bir yerde oturma, eğleşme.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

 

İçere : İçeri.

Resmi : Devletin olan, devlete ait, devletle ilgili, özel karşıtı. Devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan, formel. Samimi olmayan, teklifli, ciddi. görevsel (officiel, öffentlich). -sened : görevsel dayanç, görevsel belgit (öffentliche Beurkundung). -şekil: görevsel biçim. tasfiye: görevsel arıtım. Devletle ilgili olan. Törenle yapılan. Çok ciddi.

Ülken : “Senin yurdun, senin vatanın” anlamında kullanılan bir isim”.

Vatan : Yurt.

Tüzel : Hukukla ilgili, hukuki, hukuksal. Hükümle ilgili, hükmi.

İkame : Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Firma : Tüzel kişiliği olsun olmasın bir ekonomik etkinlik birimi.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

İçer : Oda, oturma odası.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Yerleşik kişiler anlamı nedir?

İngilizce'de Yerleşik kişiler ne demek ? : residents