Yuvaköy nedir, Yuvaköy ne demek

Yuvaköy; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Amasya şehri, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Denizli şehrinde, Işıklı bucağına bağlı bir bölge.

Diyarbakır şehrinde, Silvan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Tokat ilinde, Almus ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yuvaköy tanımı, anlamı

Yuvak : Yuvgu. Loğ taşı, toprak damı düzlemek ve pekiştirmekte kullanılan taş silindir. Yol düzlemekte kullanılan silindir. İçindekilerin dökülmemesi için arabaların ön ve arkalarına konulan tahta setler, kapaklar. Tilkiyi ininden çıkarmak için yapılan tuzak. Yer altına kazılarak üstü kapatılmış, kuruları koymaya ayrılmış yer. Kuş yuvası. Küçük kuzuların yattıkları yer. Makara. Değirmen taşının altına sürülüp kaldırılmasını sağlayan iki başı yuvarlak, ağaç kaldıraç. Bulgur ufağı ya da pirinç, ince çekilmiş kıyma ile yoğrulduktan sonra küçük küçük yuvarlanıp haşlanarak yapılan bir çeşit yemek. Loğ taşı. Parça. ölçü birimi. (Mimarlık) Düz toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman haline getirmek için dam üzerinde yuvarlanan silindir biçimindeki ağır taş. Löktaşı ve loğ da denir. Düzlemsel bir eğri boyunca eğriyi keserek ve durgan bir doğruya koşut olarak devinen bir doğrunun oluşturduğu uzambiçim ya da uzambiçimin koşut iki düzlemle sınırlanmış parçası. [Bakınız: yurgu]. Sürülmüş tarlayı düzeltmekte kullanılan ağaç silindir. (Kurtköy Bozüyük Bilecik; Dutlu İnönü Eskişehir). Merdane. (Kartal Eskişehir). Havudun arkasındaki çıkıntı. (Saçıkara İslahiye Gaziantep). [Bakınız: yuğu taşı]

 

Yuva : Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.

Köy : Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. Köy halkı. Köy (bk. kü, küv, küy). Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık ve benzerleri toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi. Köz, kor; yanık, yanma; azap, ıztırap.

 

Ezinepazar : Amasya kenti, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir bölge.

Diyarbakır : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Denizli : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Işıklı : Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar. Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu.

Silvan : Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.

Amasya : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Tokat : İnsana el içi ile vuruş. Tarla, bahçe ya da mandıra kapısı. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Hayvan ağılı.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Ezine : Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Almus : Tokat iline bağlı ilçelerden biri.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Diyar : Ülke. Bazı nitelik veya değerleri taşıyanların çok bulunduğu yer, yurt. Dünya.

Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

Diğer dillerde Yuvak üreteci anlamı nedir?

İngilizce'de Yuvak üreteci ne demek ? : generator of a cylinder